Hollanda’da Müslüman Toplumunu Hedef Alan Gizli Araştırmalara Büyük Ceza

2 saat önce 18


Hollanda’da Müslüman Toplumunu Hedef Alan Gizli Araştırmalara Büyük Ceza

Hollanda’da on belediye, Müslüman topluluklara yönelik gizli ve hukuka aykırı araştırmalar yaptırdıkları gerekçesiyle Kişisel Verileri Koruma Kurumu (Autoriteit Persoonsgegevens – AP) tarafından toplam 250 bin euro para cezasına çarptırıldı. Karar, ülkede yaşayan Müslümanlar açısından hem mahremiyet hakları hem de devlet-toplum güven ilişkisi bakımından son derece önemli bir gelişme olarak görülüyor.

Müslümanlar Habersiz Şekilde Takip Edildi

AP’nin açıklamasına göre belediyeler, İslam inancına sahip kişiler hakkında onların bilgisi ve izni olmadan dosyalar hazırladı. Bu dosyalarda yalnızca dini inanç bilgileri değil; bazı durumlarda aile bilgileri, sosyal çevreleri, cami içindeki ilişkiler ve hatta fotoğraflar da yer aldı.

Bu tür veriler, Avrupa Birliği’nin katı gizlilik yasası olan AVG (GDPR) kapsamında “özel nitelikli hassas kişisel veri” sayılıyor ve çok istisnai durumlar dışında işlenmesi yasak.

AP Başkanı Aleid Wolfsen, yapılanları şu sözlerle değerlendirdi:

“İslam topluluklarındaki insanlar, kendileri bilmeden araştırıldı. Belediyelerin bu bilgileri toplamak için hiçbir yasal dayanağı yoktu. Bu, insanların mahremiyetinin ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve belediyelere olan güveni ciddi biçimde zedeledi.”

Bilgiler Devlet Kurumlarıyla da Paylaşıldı

Skandalın en dikkat çeken yönlerinden biri de hazırlanan bazı raporların yalnızca belediyelerde kalmaması. AP’ye göre bu belgelerin bir kısmı:

Polis teşkilatı

Ulusal Terörle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörlüğü (NCTV)

Sosyal İşler ve İstihdam Bakanlığı

ile de paylaşıldı. Bu durum, yerel düzeyde başlayan izleme faaliyetlerinin ulusal güvenlik mekanizmalarına kadar uzandığını gösteriyor.

Gerekçe: Radikalleşme Korkusu

Yetkililer, bu uygulamaların arkasında yıllar önce Avrupa’da artan terör endişelerinin olduğunu belirtiyor. Özellikle:

Suriye savaşı

2015 Paris saldırıları

2016 Brüksel saldırıları

sonrasında hükümet ve NCTV, belediyelerden radikalleşmeyle mücadelede daha aktif rol almalarını istemişti. Ancak AP’ye göre bazı belediyeler bu süreçte hukuki sınırları aşarak, tüm Müslüman toplulukları potansiyel risk gibi ele alan araştırmalara yöneldi.

Bazı belediyeler, NCTV’nin tavsiyesiyle özel araştırma şirketleri tutarak camilerdeki yapıları, kanaat önderlerini ve topluluk içindeki ilişkileri haritalandırdı.

Hangi Belediyeler Ceza Aldı?

Ceza alan belediyeler şunlar:

Delft, Ede, Eindhoven, Haarlemmermeer, Hilversum, Huizen, Gooise Meren, Tilburg, Veenendaal ve Zoetermeer

AP, yapılan ihlallerin niteliğine göre belediyelere farklı tutarlarda para cezaları verdi.

“Yaklaşım Baştan Yanlıştı”

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, belediyelerin kendi yetki ve sorumluluklarının sınırlarını yeterince gözetmediğini vurguladı. Kuruma göre bu çalışmalar:

Toplumun belirli bir kesimini hedef aldı

Ayrımcılık riskini artırdı

Devlete olan güveni zedeledi

AP, belediyelerin son dönemde Müslüman topluluklarla ilişkileri onarmak için bazı adımlar attığını da belirtti.

Delft Belediyesi Resmen Özür Diledi

Skandalın en somut sonuçlarından biri Delft kentinde yaşandı. Belediye, 2017 yılında şehirdeki İslami topluluğa yönelik yapılan araştırma nedeniyle yıllar sonra resmen özür diledi. Araştırma kapsamında Al-Ansaar Camii’nin yönetimi ve cemaat üyeleri de incelenmişti.

Delft Belediye Başkanı Alexander Pechtold şunları söyledi:

“Bu araştırmanın yol açtığı etki ve acının farkındayım. Yaşananlardan dolayı üzgünüz.”

Pechtold, araştırma sonucunda herhangi bir suç unsuru bulunmadığını da özellikle vurguladı ve Müslüman toplumla güveni yeniden inşa etmek istediklerini belirtti.

Al-Ansaar Camii Başkanı Abdelmonim Maanaoui ise belediyenin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında şunları dile getirdi:

“Gizli araştırma bize büyük acı verdi. Oysa belediyeyle her zaman iyi ilişkilerimiz olmuştu. Yapılan özrü değerli buluyoruz ve geleceğe bakmak istiyoruz.”

Müslüman Toplumu İçin Neden Önemli?

Bu karar, Hollanda’daki Müslümanlar açısından birkaç nedenle kritik:

Dini kimlik temelinde fişlemenin hukuka aykırı olduğu resmen tescillendi

Devlet kurumlarının güvenlik gerekçesiyle bile olsa sınırları aşamayacağı netleşti

Belediyelerin Müslüman topluluklarla ilişkilerinde daha şeffaf ve eşitlikçi bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ortaya kondu

Uzmanlara göre bu süreç, hem geçmişteki hataların kabul edilmesi hem de gelecekte benzer uygulamaların önlenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.



NL

Boete voor tien gemeenten na heimelijk onderzoek naar moslimgemeenschappen

Tien Nederlandse gemeenten hebben samen een boete van 250.000 euro gekregen van de Autoriteit Persoonsgegevens (AP) vanwege het onrechtmatig verwerken van persoonsgegevens van moslims. De zaak wordt gezien als een belangrijke ontwikkeling voor de privacyrechten en het vertrouwen van moslimgemeenschappen in de overheid.

Mensen werden onderzocht zonder het te weten

Volgens de AP hebben gemeenten dossiers laten opstellen over islamitische inwoners zonder hun medeweten of toestemming. In deze dossiers stonden niet alleen gegevens over iemands geloofsovertuiging, maar in sommige gevallen ook informatie over familieleden, sociale netwerken, spanningen binnen moskeeën en zelfs foto’s.

Dit soort gegevens valt onder de bijzondere persoonsgegevens volgens de privacywet AVG (GDPR) en mag slechts in zeer uitzonderlijke situaties worden verwerkt. Volgens de AP was daar in deze gevallen geen enkele wettelijke grond voor.

AP-voorzitter Aleid Wolfsen zegt hierover:

“Mensen binnen islamitische gemeenschappen zijn onderzocht zonder dat zij dat wisten. Gemeenten hadden geen enkele rechtmatige basis om deze informatie te verzamelen. De privacy van betrokkenen is ernstig geschonden en het vertrouwen in de overheid heeft hierdoor schade opgelopen.”

Informatie gedeeld met nationale instanties

Een deel van de rapporten bleef niet alleen bij de gemeenten. Volgens de AP zijn sommige documenten ook gedeeld met:

de politie

de Nationaal Coördinator Terrorismebestrijding en Veiligheid (NCTV)

het ministerie van Sociale Zaken en Werkgelegenheid

Hierdoor kreeg lokaal verzamelde informatie ook een rol binnen nationale veiligheidsstructuren.

Achtergrond: zorgen over radicalisering

De onderzoeken vonden plaats in een periode waarin er in Nederland en Europa grote zorgen bestonden over radicalisering en terrorisme. Gebeurtenissen zoals:

de oorlog in Syrië

de aanslagen in Parijs (2015)

de aanslagen in Brussel (2016)

zorgden voor druk vanuit de Rijksoverheid en de NCTV op gemeenten om radicalisering lokaal aan te pakken. Sommige gemeenten schakelden, op advies van de NCTV, externe onderzoeksbureaus in om islamitische gemeenschappen in kaart te brengen.

Daarbij werden onder meer moskeeën, lokale structuren en sleutelfiguren binnen gemeenschappen geanalyseerd. Volgens de AP zijn daarbij echter juridische grenzen overschreden en werden complete gemeenschappen als risicogroep benaderd.

Welke gemeenten kregen een boete?

De boetes zijn opgelegd aan de volgende gemeenten:

Delft, Ede, Eindhoven, Haarlemmermeer, Hilversum, Huizen, Gooise Meren, Tilburg, Veenendaal en Zoetermeer.

De hoogte van de boetes verschilt per gemeente, afhankelijk van de ernst van de overtredingen.

“De aanpak was fundamenteel verkeerd”

De Autoriteit Persoonsgegevens noemt de overtredingen zeer ernstig. Volgens de toezichthouder hebben gemeenten onvoldoende stilgestaan bij hun eigen verantwoordelijkheid en de rechtsbescherming van inwoners.

De werkwijze heeft volgens de AP:

het risico op stigmatisering vergroot

het gevoel van ongelijke behandeling versterkt

het vertrouwen tussen overheid en moslimgemeenschappen onder druk gezet

Wel merkt de AP op dat verschillende gemeenten inmiddels stappen hebben gezet om relaties met moslimgemeenschappen te herstellen.

Excuses van de gemeente Delft

In Delft leidde de zaak tot officiële excuses. De gemeente bood excuses aan voor een onderzoek uit 2017 naar de islamitische gemeenschap in de stad, waarbij onder meer het bestuur en bezoekers van de Al-Ansaar-moskee werden onderzocht.

Burgemeester Alexander Pechtold verklaarde:

“Ik ben mij bewust van de impact en de pijn die dit onderzoek heeft veroorzaakt.”

Hij benadrukte dat het onderzoek geen strafbare feiten heeft opgeleverd en dat de gemeente wil werken aan herstel van vertrouwen en samenwerking.

Voorzitter van de Al-Ansaar-moskee Abdelmonim Maanaoui reageerde dat het geheime onderzoek veel pijn heeft gedaan, juist omdat er altijd een goede relatie met de gemeente was. Hij gaf aan de excuses te waarderen en vooruit te willen kijken.

Waarom deze uitspraak belangrijk is

Voor moslims in Nederland is deze uitspraak van grote betekenis omdat:

vaststaat dat registratie op basis van religie zonder wettelijke basis onrechtmatig is

duidelijk wordt dat ook bij veiligheidszorgen de overheid zich aan strikte privacyregels moet houden

wordt erkend dat het vertrouwen tussen overheid en moslimgemeenschappen beschadigd is en hersteld moet worden

Volgens deskundigen kan deze zaak een belangrijk keerpunt zijn in hoe overheden omgaan met gevoelige gegevens van religieuze minderheden in Nederland.

The post Hollanda’da Müslüman Toplumunu Hedef Alan Gizli Araştırmalara Büyük Ceza first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku