Hollanda’da emekliliğe yaklaşan 60 yaş üstü çalışanların daha az çalışmayı tercih etmesi, iş yerlerinde dengeleri değiştiriyor. Uzmanlara göre bu durum, özellikle genç çalışanların üzerindeki iş yükünü giderek artırıyor.
Artan emeklilik yaşıyla birlikte çalışanların daha uzun süre iş hayatında kalması beklenirken, birçok kişi emekliliğe geçiş sürecinde çalışma saatlerini azaltmayı tercih ediyor. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağı öngörülüyor. Ancak işverenler, bu durumun iş dağılımında adaletsizlik yaratabileceği ve iş yükünü genç çalışanlar üzerinde yoğunlaştırabileceği konusunda endişeli.
İş yerleri “gri”leşiyor
Hollanda İşverenler Birliği AWVN tarafından 148 işverenle yapılan araştırmaya göre, şirketlerin büyük bölümü yaşlı çalışanları koruyucu uygulamalar geliştiriyor. Daha az saat çalışma, ek izin kullanımı, gece vardiyasından muafiyet ya da daha hafif görevler bu uygulamalar arasında yer alıyor.
Araştırmaya katılan işverenlerin yaklaşık yüzde 75’i, önümüzdeki dönemde daha fazla çalışanın bu tür “kademeli emeklilik” uygulamalarından yararlanacağını düşünüyor. Bu durum ise işverenlerin aklında önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Azalan iş yükünü kim üstlenecek?
Yük genç çalışanlara kayıyor
Verilere göre şirketlerin yüzde 90’ı, yaşlı çalışanlara ek izin veya iş azaltma imkânı sunuyor. Bu haklardan yararlanma oranı da oldukça yüksek; çalışanların yüzde 84’ü ek izin kullanıyor.
Bu gelişmeler, iş yerlerinde iş yükünün genç çalışanlara kaymasına neden oluyor. Hollanda İstatistik Kurumu (CBS) verilerine göre, çalışanların yüzde 16’sı zaten stresli bir işte çalıştığını belirtiyor. Uzmanlar, mevcut uygulamaların bu oranı daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor.
İşverenler ise her zaman yeni personel alımıyla bu açığı kapatamıyor. İş gücü piyasasındaki daralma ve artan maliyetler, şirketlerin yeni çalışan bulmasını zorlaştırıyor.
Mantelzorg (bakım veren çalışanlar) da baskıyı artırıyor
Artan iş yükünün tek nedeni yaşlı çalışanlar değil. Hollanda’da aynı zamanda bakım veren (mantelzorg) çalışan sayısı da artıyor. Bu kişiler, hasta ya da bakıma muhtaç yakınlarına destek olmak için ek izin veya esnek çalışma saatleri talep ediyor.
Bu iki grubun birleşmesi, iş yerlerindeki baskıyı daha da artırıyor. Uzmanlara göre, bir gruba sağlanan kolaylıkların diğer çalışanların yükünü artırması, uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir.
Çözüm: Meslek içi dönüşüm ve gelişim
AWVN, çözüm olarak “yaşam boyu öğrenme” modeline dikkat çekiyor. Buna göre çalışanların kariyerlerinin ilerleyen dönemlerinde daha az fiziksel ya da daha uygun işlere yönlendirilmesi öneriliyor.
Örneğin ağır işlerde çalışan bir kişinin kariyerinin son yıllarında eğitmenlik gibi daha farklı bir role geçmesi, hem sağlığını koruyabilir hem de iş hayatında daha uzun süre kalmasını sağlayabilir.
Uzmanlar, bu tür planlamaların erken yaşlarda yapılması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, ilerleyen yaşlarda yaşanan fiziksel sorunlar motivasyonu düşürebilir.
Gelir kaygısı değişimi zorlaştırıyor
Öte yandan çalışanlar, daha hafif görevlere geçmenin maaşlarında düşüşe neden olabileceği endişesini taşıyor. Bu da birçok kişinin mevcut iş koşullarını değiştirmeye sıcak bakmamasına yol açıyor.
Sonuç olarak, Hollanda’da yaşlanan iş gücü ve değişen çalışma tercihleri, iş yerlerinde yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre hem işverenlerin hem de çalışanların bu dönüşüme şimdiden hazırlıklı olması gerekiyor.
Nhaber.nl

1 saat önce
17














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·