Hollanda başta olmak üzere Avrupalı Türkler yaşadıkları ülkelerden memnun mu?

1 saat önce 18

İki ülke arasında kurulan bir hayatlar, Avrupalı Türkler veya Gurbetöiler kendilerini geldikleri mi ülkeye mi yoksa , yaşadıkları ülkeye mi ait hissediyor…

Bugün ustamız, mesleki büyüğümüz yine bir ilke imza atarak Yapay Zeka  ChatGPT ile söyleşi yaptı.

Faydalarını ve mesleki deformasyonu anlattığı yazısında öğrencilerin ev ödevlerini, resmi kurumların resmi yazışmalarını, gaztecilerin haber ve köşe yazılarını Yapay Zeka’ya yazdırmalarını irdeledi. Yine altına imzamı atacağım uzunca bir payşaımdı.

İki satır dilekçe yazmaktan aciz insanların Yapay Zeka sayesinde nasıl “çatır çatır” kçşe yazısı yazdığını, haber kaynağına ulaşmadan Yapay Zeka’ya gözü kapalı inanıp haber yazdıklarını, tatlı sert üslubu ile öyle bir eleştirmiş ki, Yapay Zeka’da pes etmiş desem yeridir.

Yazısnı okuduktan sonra kendisine Kuru kuruya değil Guru Guruya biz yazı olmuş diye kendi üslübumla teşekkür ettim.

Cevaben, Sen daha zekisin, demiş ustam…

Ben de çoğu zaman olduğu gibi İlhan Karaçay’dan ilhamla Yapay Zeka ile uzmanı olmaya çalıştığım, Göç, avrupalı Türkler konusunda bşr söyleşi yaptım. Yapay Zeka bugüne kadar yazılmış tüm yazıları değerlendirerek sorularıma cevap verdiği muhakkak.

Yavuz Nufel Sordu ChatGPT cevapladı. işte o söyleşimiz:

Avrupalı Türkler yaşadıkları ülkelerden memnun mu?

Avrupa’da yaşayan Türkler, ekonomik fırsatlar ve yaşam koşulları açısından genel olarak memnuniyet bildirirken ayrımcılık, aidiyet ve kimlik konusunda farklı deneyimler yaşıyor.

650373232 10164051546769717 4102306587165225990 n

Peki Avrupa’da kurulan hayat, Türkiye’ye duyulan özlemi azaltıyor mu?

Avrupa’da yaşayan Türklerin hayatına ilişkin bu sorunun tek bir cevabı yok. Kimi için Avrupa, daha güvenli bir gelecek, düzenli bir yaşam ve çocuklarına daha fazla eğitim fırsatı sunan bir ülke anlamına geliyor. Kimi içinse memleket özlemi, aile bağları, kültürel farklılıklar ve zaman zaman karşılaşılan ayrımcılık, yaşadığı ülkeye duyduğu memnuniyeti gölgeliyor.

Bu konuda detaylı bir araştırma var mı?

2019 sonu ile 2020 başında Almanya, Hollanda, Fransa ve Avusturya’da gerçekleştirilen bir kamuoyu araştırması, bu karmaşık tabloya ışık tutuyor. Araştırmada katılımcıların büyük çoğunluğu yaşadıkları ülkede kalmak istediğini belirtirken, önemli bir kesim Türkiye’de daha mutlu olabileceğini de düşünüyor.

Bu sonuçlar, Avrupa’daki Türklerin yaşadıkları ülkelerden memnuniyetinin yalnızca gelir düzeyiyle açıklanamayacağını gösteriyor.

471048614 10162285127869717 2071371398274204984 n

Onlara göre Avrupa’da yaşamanın en büyük avantajı nedir?

Avrupa’da yaşayan Türklerin memnuniyetini etkileyen başlıca unsurların başında çalışma olanakları, sosyal güvence, eğitim ve geleceğe ilişkin beklentiler geliyor.

Dört ülkede yapılan araştırmada katılımcılara yaşadıkları ülkede hayatın hangi yönlerini avantajlı buldukları soruldu. Katılımcıların yüzde 19’u kendi mesleklerinde çalışma imkânını ve kazanç potansiyelini, yüzde 16’sı özgürlük, demokrasi ve insan haklarını, yüzde 13’ü ise sosyal güvence ve çalışan haklarını en önemli avantaj olarak gösterdi.

Bu sonuçlar, Avrupa’da yaşamın birçok kişi için yalnızca daha yüksek gelir elde etmekten ibaret olmadığını ortaya koyuyor. İnsanlar aynı zamanda çalışma hayatında haklarının korunmasını, çocuklarının eğitim almasını ve geleceğe daha planlı bakabilmeyi önemsiyor.

Özellikle çocuklarını Avrupa’da büyüten aileler için eğitim sistemi ve üniversiteye erişim imkânları önemli bir tercih nedeni. Araştırmaya katılanlar, çocuklarının yaşadıkları ülkelerde iyi eğitim aldığını düşünürken, Avrupa’daki okulları Türkiye’deki okullara kıyasla genel olarak daha olumlu değerlendirdi.

Ancak ekonomik ve sosyal imkânların olumlu değerlendirilmesi, herkesin yaşadığı ülkede aynı ölçüde mutlu olduğu anlamına gelmiyor.

656851046 10164105561869717 2697845068849172425 n

Araştırmaya göre  Avrupalı Türklerin büyük bölümü Avrupa’da kalmak mı  istiyor?

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, katılımcıların Avrupa’da yaşamaya devam etme eğilimi.

Almanya, Hollanda, Fransa ve Avusturya’da 2019–2020 döneminde yapılan araştırma

Yaşadığı ülkede kalmak isteyenlerin oranı  %72

Türkiye’ye dönmeyi planlayanlar %20

Bu veriler ne kadar güvenli, inanılır, kaynağı var mı yoksa  Yapay Zeka yorumu mu?

Kaynak: Center for American Progress ve araştırma ortaklarının Avrupa’daki Türk diasporasına ilişkin çalışması. Oranlar araştırmanın kendi örneklemine aittir.

460642500 10162223723808706 6533354892323609772 n

Katılımcıların yüzde 72’si yaşadığı ülkede kalmak istediğini belirtirken yaklaşık yüzde 20’si Türkiye’ye dönmeyi planladığını söyledi. Almanya’da Türkiye’ye dönme veya Türkiye’ye taşınma niyeti bildirenlerin oranı yüzde 24 ile diğer üç ülkedekinden biraz daha yüksekti.

Bu bulgular, Avrupa’da yaşayan Türklerin önemli bir bölümünün hayatını bulunduğu ülkede sürdürmeye sıcak baktığını gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bir ülkede kalmak istemek, o ülkedeki her şeyden memnun olmakla aynı şey değil.

İnsanlar ekonomik şartlardan, eğitimden ve sosyal güvenceden memnun olabilir; buna karşılık toplumsal kabul, kültürel bağlar veya siyasi temsil konusunda eksiklik hissedebilir.

25 yıl önce yapılmış bir araştırmaya göre bugün de durum aynı  denilebilir mi?

Araştırmanın 2019–2020 döneminde yapıldığı unutulmamalı. Bu oranlar 2026 yılındaki bütün Avrupalı Türklerin görüşlerini doğrudan temsil eden güncel bir anket olarak değerlendirilmemeli.

Peki Hollanda’da yaşayan Türkler kendilerini ev sahibi gibi  evlerinde hissediyor mu yoksa bir gün dönecekleri için misafir gibi mi hissediyor?

Hollanda, Türk toplumunun uzun yıllardır yaşadığı Avrupa ülkelerinden biri. Rotterdam, Amsterdam, Lahey ve Utrecht gibi şehirlerde farklı kuşaklardan Türkler hayatlarını sürdürüyor.

490584432 2786674751663811 6900238176872782393 n

Araştırmada Hollanda’da yaşayan Türk kökenli katılımcılar, yaşadıkları ülkede kendilerini evlerinde hissetme konusunda dört ülke arasında en yüksek ortalama puanı verdi. Bu puan 10 üzerinden 8,10 olarak ölçüldü. Hollanda’daki katılımcıların mevcut yaşamlarından duydukları mutluluk puanı ise 8,01 oldu.

Bu sonuçlar, araştırmaya katılan Hollanda’daki Türklerin yaşadıkları topluma yönelik olumlu bir aidiyet geliştirebildiğini düşündürüyor.

İlk kuşak göçmenlerr ile yaşadıklarıyla Avrupa’da doğup büyüyen gençlerin deneyimleri ister istemez farklılık gösteriyor. Eğitim, meslek, gelir, vatandaşlık durumu ve kişinin sosyal çevre gibi etkenler bu farklılığın nedenlerinin başında geliyor.

494048087 2802088023455817 6401241299984494103 n

Dolayısıyla Hollanda’da yaşayan Türklerin memnuniyetini değerlendirirken yalnızca ekonomik göstergelere değil, günlük hayatta ne ölçüde kabul gördüklerine ve kendilerini toplumun bir parçası olarak hissedip hissetmediklerine de bakmak gerekiyor.

Memnun olmayanların nedeni  “ayrımcılık” mı?

Avrupa’da yaşayan Türklerin deneyimleri yalnızca olumlu gelişmelerden oluşmuyor.

Araştırmada ayrımcılık algısı, 10 üzerinden verilen değerlendirmelerde Almanya’da 6,75, Avusturya’da 6,78, Hollanda’da 5,71 ve Fransa’da 4,71 olarak ölçüldü.

490321337 2786674828330470 8867104752684668797 n

 

Ayrımcılık algısı, insanların iş hayatındaki fırsatlara, komşuluk ilişkilerine ve toplum içindeki konumlarına ilişkin düşüncelerini etkileyebiliyor. Bir kişi işinde başarılı olsa, ekonomik açıdan rahat yaşasa ve çocuklarına iyi bir eğitim sağlayabilse bile kökeni nedeniyle eşit görülmediğini düşünüyorsa kendisini tam anlamıyla kabul edilmiş hissetmiyor.

Öte yandan bu bulgular, Avrupa toplumlarının tamamının Türk kökenli insanlara karşı olumsuz tutum sergilediği anlamına da gelmiyor. Araştırmada katılımcıların yerel halk hakkındaki genel değerlendirmeleri çoğunlukla olumlu. Bu durum, olumlu bireysel ilişkiler ile ayrımcılığa yönelik kaygıların aynı anda var olabildiğini gösteriyor.

Avrupa’da doğan genç kuşakların  dünyası nasıl, Avrupalı gibi mi, Türk gibi mi, yoksa iki ülke, iki kültür arasında bocalayan bir kuşak mı?

 

493597016 2802087883455831 3334711378478095465 n

Avrupa’da doğup büyüyen ikinci ve üçüncü kuşaklar, ailelerinin göç ettiği dönemin koşullarından farklı bir dünyada yetişiyor.

Bu gençlerin birçoğu eğitim hayatını yaşadıkları ülkede sürdürüyor, yerel dili günlük yaşamlarında kullanıyor ve sosyal çevrelerini farklı kültürlerden insanlarla paylaşıyor. Bu nedenle kendilerini yalnızca ailelerinin geldiği ülke üzerinden tanımlamak zorunda hissetmiyorlar.

Ancak kuşaklar arasındaki farkı yalnızca Türk kimliğinin zayıflaması şeklinde yorumlamak doğru olmaz. İnsanlar aynı anda hem Türk kültürüne güçlü bağlar duyabilir hem de Hollandalı, Alman, Fransız veya Avusturyalı toplumların bir parçası olarak kendilerini görebilir.

Araştırmada Türk kimliğinin öneminin yüksek olduğu, bunun yanında yaşanılan ülkenin toplumuyla daha fazla bağlantı kurulmasının da desteklendiği görüldü. Katılımcılar, kendi kültürel kimliklerini korumakla yaşadıkları toplumla bütünleşmeyi birbirine zıt hedefler olarak değerlendirmek zorunda olmadıklarını ortaya koydu.

Bu durum, Avrupa’daki Türk toplumunun geleceği açısından önemli. Çünkü aidiyet, her zaman tek bir ülkeye veya tek bir kültüre bağlı olmak anlamına gelmiyor.

Türkiye özlemi bitiyor mu, kesin dönüş hayali ne oldu?

Avrupa’da yaşayan Türkler açısından memnuniyet konusunun en duygusal boyutlarından biri Türkiye’ye duyulan özlem.

İnsanlar uzun yıllardır Avrupa’da yaşıyor, burada ev ve iş sahibi oluyor, çocuklarını büyütüyor olabilir. Buna rağmen aile ziyaretleri, bayramlar, çocukluk anıları, dil ve kültürle kurulan bağlar Türkiye’yi hayatlarının önemli bir parçası olarak tutuyor.

Afbeelding van WhatsApp op 2024 04 22 om 16.14.47 ce144c02

Araştırmada katılımcıların mevcut ülkelerinde yaşamaktan genel olarak memnun oldukları görülürken, Türkiye’de daha mutlu olabilecekleri düşüncesi de tamamen ortadan kalkmış değil. Araştırmaya katılan orta yaş ve üstü insanlar,nTürkiye’de daha mutlu olabileceklerini düşünüyor.

Bu bulgu, özellikle ilk kuşak göçmenlerin deneyimlerini anlamak açısından önemli. Göç, yalnızca bir ülkeden diğerine taşınmak değil; aynı zamanda geride bırakılan aile, çevre ve alışkanlıklarla yeni bir hayat arasında denge kurmak anlamına geliyor.

Bununla birlikte Türkiye’ye duyulan özlem, mutlaka geri dönme isteğiyle aynı şey değil. Bir kişi Avrupa’daki hayatından memnun olabilir, ancak Türkiye’yle bağlarını korumayı da istiyorlar

Tekrar soruyorum:  Avrupalı Türkler gerçekten memnun mu?

Belki de asıl soru şu: Avrupa’da yaşayan Türkler ülkelerinden memnun mu sorusunun yanında, yaşadıkları ülkelerde kendilerini ne kadar eşit, güvende ve ait hissediyorlar?

490583020 2786675748330378 6920926705701339467 n

Çünkü bir ülkede kalıcı bir hayat kurmakla o ülkeye bütünüyle ait hissetmek her zaman aynı şey değil. Avrupa’daki Türk toplumunun deneyimi de bu iki durum arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor.

Fotograflar: NHaber arşivinden.

Yavuz Nufel- ChatGPT- NHaber.nl

Makalenin tamamını oku