Rüzgârın yönüne göre dönenler, kendi yönünü kaybedenlerdir!
Fırıldak…
Türk Dil Kurumu (TDK) da Türkçe sözlükte fırıldak kelimesinin anlamları şunlardır ; çocukların rüzgârla dönen renkli oyuncağından başlayıp mecaz anlamıyla çıkarına göre yön değiştiren, sözünde durmayan, güven vermeyen insanlara kadar uzanan bir kelime olarak ifade edilmektedir.
Çocukluğumuzda fırıldakları severdik. Rüzgâr estikçe döner, renkleri birbirine karışır, bizi eğlendirirdi. Çünkü onun bir oyuncak olduğunu bilirdik. Dönmesi doğasında vardı.
Peki ya insan?
İnsanın da rüzgârın yönüne göre dönmesi, dün savunduğunu bugün inkâr etmesi, dün karşı çıktığına bugün alkış tutması, dün düşman bildiğiyle bugün çıkar ortaklığı kurması hangi doğanın gereğidir?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Çünkü bir oyuncağın dönmesi eğlence, bir insanın çıkarı uğruna dönmesi ise karakter meselesidir.
Fırıldaklık, yeni bir toplumsal meziyet mi?
Günümüz toplumunda öyle bir noktaya geldik ki insanın düşüncesini, sözünü ve duruşunu değiştirmesi artık başlı başına şaşırtıcı değil. Elbette insan değişebilir. Yeni bilgiler öğrenebilir, yanlışlarını fark edebilir, dün savunduğu bir düşüncenin yanlış olduğunu anlayabilir.
Bunda utanılacak hiçbir şey yoktur.
Aksine, insanın kendisini sorgulayabilmesi bir erdemdir.
Ancak bir düşünceyi değiştirmekle çıkar uğruna kişilik değiştirmek aynı şey değildir.
Birincisinin adı gelişimdir; ikincisinin adı fırsatçılık!
İnsan, inandığı değerleri sorgulayabilir ama her yeni güç odağında yeniden biçimlenen bir karakter, sorgulamanın değil, hesap yapmanın ürünüdür.
Dün başka türlü konuşan, bugün başka türlü davranan; dün eleştirdiğini bugün savunan; dün yanında durduğunu bugün çıkarına uymadığı için terk eden insanlar…
Bazen öyle ustalıkla yaparlar ki bunu, dün söylediklerini hiç söylememiş, dün savunduklarını hiç savunmamış gibi davranırlar.
Üstelik bütün bunları yaparken yüzleri kızarmaz.
Çünkü onlar için önemli olan haklı olmak değil, kazançlı olmaktır.
İlke değil, çıkar.
Vicdan değil, menfaat.
Duruş değil, makam.
Ve ne yazık ki bazen böyle bir anlayışın içinde dürüst insanlar saf, tutarlı insanlar inatçı, ilkeli insanlar ise hayatı bilmeyen kişiler olarak görülür.
İşte o zaman insanın aklına şu soru geliyor:
Biz ne zaman dürüstlüğü bir erdem, çıkarcılığı ise bir zekâ göstergesi olmaktan çıkarıp tam tersine çevirdik?
Dostça selamlarımla,
Drunen,
Kamil kopuz
The post FIRILDAK first appeared on Hollanda Haberleri.

2 gün önce
41











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·