Eylemsiz Merhamet

6 gün önce 54

 

Her yıl bir “yılın kelimesi” seçiliyor. Kimi zaman bir ruh halini, kimi zaman çağın utancını özetliyor bu kelimeler. Geçtiğimiz yıl Türk Dil Kurumu’nun adayları arasında “eylemsiz merhamet” de vardı. Seçilmedi belki ama 3 Ocak’ta, bütün çıplaklığıyla, dünyanın tam ortasında karşımıza dikildi.

 

ABD, Venezüella’ya bir saldırı gerçekleştirdi. Meşru devlet başkanı Nicolas Maduro ve eşi kaçırıldı, esir alındı. Ülkenin stratejik noktaları bombalandı. Egemen bir devlet, göz göre göre hedef alındı.

 

Venezüella’da hükümet ve halk ayağa kalktı. Ülkelerini savunmak için seferber oldular. Peki dünya ne yaptı?

 

Göz ucuyla baktım.
Açıklamalar tanıdık:
“Uluslararası hukuku önemsiyoruz.”
“Gelişmeleri izliyoruz.”

 

İşte en çok can yakan kelime: İzliyoruz.

 

İnsanlığın gözü önünde bir devlet bombalanacak, bir ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı kaçırılacak ve dünya… izleyecek. Bu bir suskunluk değil; bu, onaylı bir sessizliktir.

 

Bu sahneye yabancı değiliz. Daha çok yakın zamanda Filistin’de yaşadık aynısını. Bir halk soykırıma uğradı, uğruyor. İnsanlar yurtlarından sürüldü. Binlercesi bombalar altında can verdi. Hastaneler hedef alındı, çocuklar açlığa mahkûm edildi. Dünya kamuoyu ise iki cümlelik bir “kınama” ile vicdanını rahatlatıp yine aynı kelimeye sığındı:
İzliyoruz.

 

Maduro’ya “dostum” diyenlerin sessizliği…
Demokrasi dersi vermekte yarışan Avrupa’nın suskunluğu…
Hepsi aynı yerde duruyor: Tribünde.

 

İnsanlıktan uzaklaştığımız, barbarlığa teslim olduğumuz eşik tam da burasıdır. Zulüm karşısında tarafsızlık, zalimin safında durmaktır. Ve “izliyoruz” demek, tarihe “seyrettik” diye not düşmektir.

 

Ama bir de başka bir gerçek var.

Vicdanlı insanlar sokağa çıktı. Mazlum halklar için ses yükselttiler. Ellerindeki imkânlarla, bedenleriyle, yürekleriyle itiraz ettiler. Bugün insanlığın önündeki görev, işte bu insanların cesaretini büyütmektir.

 

Çünkü artık açıkça görülüyor:
İnsanlığı, adaleti ve hukuku savunamayan yöneticilerle bu dünya kurtulmaz. Kurtuluş, ipleri yeniden halkların eline almasıyla mümkündür.

 

Başka bir yol yok.

Ya bu eylemsiz merhamete, ya da açık adıyla merhametsizliğe teslim olacağız;

 

ya da ayağa kalkacağız.
“Ya istiklal ya esaret” diyenlerin rehberi bellidir.
Onlar ne izler, ne susar.
Onlar, tarihin doğru yerinde durur.

The post Eylemsiz Merhamet first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku