Bir kahve sohbetinde yazlıkçı arkadaşlarım, komşularından bir genç kız ve bir delikanlının birbirlerini sevdiklerini ve de nişanlanmak istediklerini, buna karşılık ailelerin hazırlıksız olduklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerini söylediler. Başka bir arkadaşta hep beraber yaparız dedi. Komşularımıza yardımcı olmamız gerektiğini vurguladı. O gençler bizim de çocuklarımız deyip, kolları sıvadılar, denize girilmedi, kendi işlerini yapmayı unuttular, kimi ayakkabısını aldı, kimi bohçasını yaptı, kimi de tuvaletini aldı, herkes bir görev üslendi. Pastası, kurabiyeleri, giyimleri, bohçaları hazırlandı. Bir koşturma bir telaş. Apartmanın bahçesinde dar bir alanda yapılacaktı. Süslemelere başlamadan önce, bir arkadaşımız belediye ye gidip, arabaları park ettiğimiz alanı kullanmak için ricada bulundu. Belediye kabul etmekle kalmadı, alana yıkama ekibi yollayıp, güzelce yıkattı. Bütün gençler meydanı lambalarla süslediler, sandalyeler konuldu ve müzik grubu yerini aldı. Saat dokuz gibi bütün yazlıkçılar, kasabada devamlı yaşayan komşular meydana gelip oturdular. Nişanlılar meşalelerle geldiler, yüzükleri takıldı. O kısık müzik aletinin etrafında coşkuyla dans etmeye başladılar. Pasta kesildi, gazozlar, kurabiyeler komşular tarafından dağıtıldı, arkadan da damat beyin küçük kardeşi elinde bir çöp torbası ile çöpleri topladı. Belediye’nin yıkadığı meydanı kirletmeyelim der gibi herkesin çöplerini aldı. Sigara içenler saygıyla meydanın dışına çıktılar. Ah müzik! Eşimin hazırladığı iki hoparlör etrafına yanaşıp şikayet etmeden oynayan gençler, müzik aleti düşmesin emanet deyip başında



Source link

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir