Dostluk

3 saat önce 15

 

Bazen diyorum ki; bunca telaş, bunca gürültü patırtı, şu kalabalık caddeler ve her köşe başında biriken o anlamsız hız ne için? Koşar adım yürüyoruz hayatta.

 

Bir yerlere, birilerine yetişmeye çalışırken en çok da kendi ruhumuzdan uzaklaşıyoruz. Yüzümüzü ekranlara gömüp, “bağlantıda” kalmaya çalışırken, aslında ne kadar da kopuyoruz birbirimizden. Herkesin anlatacak çok şeyi var ama dinlemeye mecali olan kimse kalmamış gibi.

 

İşte tam da bu yorgun zamanlarda, insanın ruhuna değen, durup soluklanacağı bir vaha arıyor gözleri. Eskiler buna “dost” derdi.

 

Şimdilerde kelimelerin içini öyle hızlı boşaltıyoruz ki, her selamlaştığımızı dost sanıyoruz. Oysa arkadaşlık, bir kahve fincanının ömrü kadardır bazen; sıcakken güzel, soğuyunca tadı kaçan… Ama dostluk, o kahvenin telvesinde saklı kalan kırk yıllık hatırdır. Zamanın eskitemediği, mesafelerin eksitemediği bir gönül genişliğidir.

 

Benim lügatimde dost; senin sessizliğini de en az çığlığın kadar net duyabilendir. İnsanın her şeyi, herkesi arkasında bırakıp kaçmak istediği o karanlık anlarda, elinde bir kandille kapında belirendir. Üstelik bunu bir görev bilinciyle değil, sadece senin kalbin acımasızca kanamasın diye, usulca, incitmeden yapandır.

 

Dostlukta o meşhur “ben” duvarları yıkılır, yerini kocaman bir “biz” alır. Onun sevinciyle senin yüzün aydınlanır, onun hüznü senin içine ince bir sızı gibi oturur. Çıkarsızdır, hesapsızdır, olduğu gibi kabul etmenin o muazzam hafifliğidir. Dünyanın tüm maskelerini kapının dışında bırakıp, sadece “kendin” olarak oturabildiğin o tek güvenli limandır dostun yanı.

 

Şimdi kalbimizin sesini dinleme vakti…

Şöyle bir durup baksak ya geriye; fırtına koptuğunda, dallarımız kırıldığında bizimle birlikte üşüyen kim kaldı yanımızda? Başarılarımızla, bizim kadar içi titreyerek sevinen kaç yürek biriktirebildik şu fani ömürde?

 

Eğer heybenizde böyle bir isim varsa, ne mutlu size. Dünyanın en zengin insanı sizsiniz demektir.

 

Gelin, bu yazı bittiğinde o güzel yüreğe bir selam uçuralım. Kelimelerin gücüne inanalım ve “İyi ki varsın, iyi ki yolum sana düşmüş” diyelim. Çünkü hayat, ertelemek için çok kısa ve ruhumuzu iyileştiren dostların varlığı, bu dünyaya katlanabilmenin en zarif yolu…

The post Dostluk first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku