Hollanda’da 1915 olayları ile ilgili Ermeni iddialarını “soykırım” olarak tanımayarak 2014 ve 2018’li yıllarda Hollanda Parlemontosu’na rest çekişiyle hafızalarda yer edinen Denk Partisi’sinin bu sene 17 Mart’ta yapılacak milletvelliği seçimlerinin 9. sıra adayı Enes Sarıakçe Ufuk Media’ya konuştu.

Sorduğumuz sorulara verdiği net cevaplarla Hollanda Parlemontosu’na adeta göz kırpan genç aday seçilmesi durumunda Hollanda’da ayrımcılığa uğrayan ya da gelir sıkıntısı çeken genç üniversitelilere yönelik mecliste önemli çalışmaların hazırlığında olacağını müjdeliyor.

BİZ SORDUK ENES SARIAKÇE CEVAPLADI

Neden Denk?

Evvela kurulduğu ilk günden beri Denk Partisi üyesi olduğumu okurlarınızla paylaşmak isterim. O gün parti kurulup tüzük belirlendiğinde bu partinin hem ideallerime, hem de kimliğime cevap verceğini, katkı sağlayacağını, haklarımızı koruyacağını düşündüm. Be sebeple Denk dedim. Sizlerde iyi bilirsiniz ki bazı partiler vardır, seçim zamanı ortaya çıkar, vaatlerde bulunu,r sonra da kaybolurlar. Denk bu anlamsız tavra çok karşı ve karşı oluşunu siyasi arenada ki 5 seneye yaklaşan çalışmalarından zaten biliyoruz. Ve Denk evvela insana değer veriyor. Buna göre harekat ediyor.

Denk’in misyonu ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben şahsen Denk’in önümüzdeki 20 sene içerisinde büyük bir parti olacağını, hatta koalisyon ortaklarından biri olacağını düşünüyorum. Böylelikle hükümetin karar mekanizmasında daha etkin rol oynayabileceğiz. Bu bahsi mevcut belediye sistemlerinde zaten görüyoruz. Bazı belediyelerde 3, hatta 4 meclis üyelerimiz var. İleriye dönük planlarımızdan biri de bu. Yani üye ve oy sayısını yükselterek insanlara yan tarafta değil de, bire bir daha etkin katkıda bulunarak istediklerimizi gerçekleştireceğiz İnşaAllah.

Denk’in Türk toplumuna yönelik hizmetleri?

Öncelikle Denk’in bir Hollanda partisi olduğunu hatırlatmakta fayda buluyorum. Denk toplumu kucaklayıcı bir siyaset anlayışıyla Hollanda toplumuna yönelik bir hizmet çabasında. Örnek verecek olursak mesela Surinam kökenli insanların emeklilikle alakalı önemli sorunları var idi. Denk Partisi bu sorunları mecliste dile getirdi. Çözüm için çaba sarf etti. Bu kapsamda bütün Hollanda vatandaşlarına yönelik çalışmalarımızın olduğunu buradan belirtmek isterim. İllaki Türk toplumu için konuşmak istersek te; Mesela staj yeri bulmakta zorlanan gençlerimiz var. İş bulmakta zorluk çekenlerimiz var. Okul destek paralarını (studiebeurs) kaldırdılar. Denk bu konulara mecliste olabildiğince değiniyor. Çünkü biz birinci ve ikinci nesillerimiz gibi buradan gidici değil de kalıcı olduğumuzun bilincindeyiz. Bu manada fazlasını değil de; kendi haklarımızı isteyeceğiz. Bu bizim hakkımız ve bu uğurda gereken mücadeleyi gererken platformlarda sergileyeceğiz.

Denk’in Türk diasporasına bakış açısı?

Şahsen benim şahsi bakış açıma göre Denk’in Türk diasporasında yeri olmadığını düşünüyorum. Çünkü Denk az önce de belirttiğim gibi bir Hollanda partisi. Eğer siyasi partilerin Türk diasporasına katılımını ima ediyorsanız o halde bütün Türk siyasi partilerin diasporada aktif olması lazım. Kaldıki Denk’in diğer bir kurucusu Surinam kökenli. Ve aynı zamanda kurucular Hollanda vatandaşları.

Seçimlerde adaylığını koydunuz ve üstelik genç bir adaysınız. Genç bir aday olarak Türk gençlerine vereceğiniz bireysel manada hizmetler neler olabilir?

Demin ki bahsettiğim konuların aynısı gibi. Staj, iş ve özellikle etnik kökende ayrımcılıkla alakalı müdadele vereceğim. Bir de özellikle, yani beni takip eden gençlere göstermek istiyorum ki; Ey gençlik bilesiniz ki, çalışırsanız her şey mümkün. Meclise girebilirsiniz. Milletvekili veya adayı olabilirsiniz. Yani sizlere bu imkanların olduğunu göstermek istiyorum. Sizleri bulunduğunuz konumdan daha ileri gitmeniz için motive ederek ufkunuzu daha da açmak istiyorum.

Bir de malum korona mevzusu var. Bu soruyu sormadan geçmek  istemiyorum. Korona ile ilgili Denk’in Hollanda Parlemontosu’nda herhangi bir çözüm önerisi var mı, oldu mu ya da olacak mı?

Bu korona salgını önemli konulardan biri elbette. Zira işin içinde sağlık var. Sosyal konuları görmezden gelmeyelim derken; sağlık konusunu da önemsemeliyiz elbette.  Örnek verecek olursak sokağa çıkma yasağına (avondklok) acil kanuna (spoedwet) Denk partisi karşı çıktı. Yani bazı şeyler hükümet çarafından olduğundan hızlı yapılıyor. Bu manada Denk mecliste, “Bir adım geri atarak, iyice düşünerek, sosyal problemlere çözüm odaklı önlemler almamız lazım. Ve insanların izole halinde olmamalılar. Birbirlerine gidip gelebilmeliler. Kilise ya da cami gibi ibadet alanları açık olmalı.” Şeklinde açıklamalarda bulundu. Bunların oldukça etklili birer açıklama ve çalışma olduğunu düşünüyorum. Konu ile alakalı geleceğe yönelik çalışmalar ise; insanlara destek çıkmamaız lazım. Hollanda’daki öğrencilerin üçte biri yalnızlık psikolojisi (eenzamheid) yaşamaya başladı. Bu psikoloji ve hisle savaşıyorlar. Bunu gözden kaybetmememiz lazım. Bu öğrencilere ve işsiz kalan insanlara destek çıkmamız lazım. Sadece büyük şirketlere değil, halka ve kepenk kapatan esnafa da destek çıkmamız lazım. Bu oldukça önemli bir konu. Bu konu üzerinde Denk partisi çalışmalarını devam ettiriyor.

Hollanda topluma vereceğiniz mesaj nedir. (Türk toplumuna demiyorum. Tebessüm ediyor)

Hollanda toplumuna mesaj vereceğim, ancak özellikleTürk toplumuna  mesaj vermemi istiyorsanız. Bu sandığa gidilmesi konusunda olacaktır. Hangi parti olursa olsun; düşünerek, kendi hür iredelerine göre, sandığa giderek oylarını kullanmaya kendilerini mecbur hissetsinler. Ve bütün partilere baksınlar. Hangi parti gerçekten ciddi manada sözünde duruyor ve hangi parti ciddi manada benim haklarımı savunuyor dikkat etsinler. Aksi halde oylar kayboluyor veya büyük partiler bundan faydalanıyor. Şu da çok önemli ve not edilmesi kanaatindeyim. Bazen bir kaç oyla milletveilliği kaybedilebiliniyor. Biz Deventer’de 6 oyla ikinci meclis üyesini kaybettik. Bu manada kesinlikle benim oyum neyi değiştirecek şeklinde düşünceye kapılmasınlar.

Malum olduğu üzere geçtiğimiz haftalarda Hollanda hükümeti yabancılara yönelik vergide ayrımcılık skandalı sebebiyle istifa etmek zorunda kaldı. Bu ayrımcılıktan Denk Partisi önceden haberdar mıydı?

Yaşanan bu vergi problemi ile alakalı aslında Denk Partisi 2016 yılında hükümete, “Bize gelen bilgilere göre vergi dairesinde kökene göre ayrımcılık ve ırkçılık yapılıyor.” Şeklinde ikazda bulunarak bir rapor sundu. O zaman diğer partiler raporu incelemek yerine bize gülerek, “Böyle bir şey yok. Siz mazlum ayağına yatarak, ırkçılığa uğruyoruz diyerek oy toplama düşüncesindesiniz. Bu düşünceden bir an evvel sıyrılmalısınız.” Dediler. Ancak zaman bizi haklı çıkardı. Ayrıca basından da takip etmişsinizdir. Denk partisi bu konu ile alakalı hükümetin düşmesini yeterli görmüyor ve bu skandala sebep olanların hakim karşısında yargılanmasını istiyor. Çünkü Hollanda Anayasası’na göre ırkçılık suçtur.

Peki, söyleyeceğiniz son bir söz varsa onu da alarak söyleşimizi noktalamak isterim.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, özellikle gençlere yönelik, eğitim ve öğrenim alanlarında çektikleri tüm sıkıntılara çözüm olmaya çalışacağım. Bunlardan bir tanesi de ev sorunu. Okumak isteyen gençler gittikleri şehirlerde ev bulma sorunu yaşıyorlar. Bu ve benzeri sorunları seçildiğim takdirde en kısa sürede meclise sunmayı düşünüyorum. Ayrıca sadece gençlere değil, tüm insanlığa çözüm için adayım.

Peki, Ufuk Media olarak bu güzel söyleşiden dolayı okurlarımız ve vatandaşlarımız adına size teşekkür ederek başarılarınızın muvaffakiyetini diliyorum.

Bende size ve sizin nezdinizde tüm yurttaşlarımıza ve okurlara sağlık ve başarı dolu günler diliyorum. Bizimle olun, rahat olun.

ENES SARIAKÇE KİMDİR?

Hollanda’nın Enschede şehrinde aslen Yozgatlı ailenin evladı olarak 03-11-1994 yılında dünyaya gelen Enes Sarıakçe Saxion Yüksekokulu’ndan HBO Sociaal Juridische Dienstverlening (Sosyal Hizmetler) mezunu. Evli olan Sarıakçe Denk Partisi’nin Enschede Belediyesi’nde meclis üyesi ve grup başkanı.

 

YASAL UYARI: Haberlerimizi izin almadan ve link vermeden kullanmayınız. ©ufuk.nl

Röportaj: Murat Yakar / Ufuk Media Haber Merkezi



Source link

Avatar

By ufuk.nl