DIŞIM: Bak şu sahile… Deniz turkuaz. Offf of.
İÇİM : Photoshop onlar inanma.
DIŞIM: Yok canım. Olamaz!
İÇİM : Gerçekte deniz gri, hava kapalı, yanında da bağıran çocuklar falan var.
DIŞIM: Ama tatile ihtiyacım var.
İÇİM : Yatağın da evde duruyor. Ohhh yat işte mis gibi.
DIŞIM: İnsan biraz değişiklik istiyor ama.
İÇİM : Perdeyi değiştir. Koltukların yerini değiştir, duvarı boya.
DIŞIM: Yok yok. Bir hafta uzaklaşsam iyi gelecek.
İÇİM : Neyden uzaklaşacaksın?
DIŞIM: Stresten.
İÇİM : Eee telefonunu da götüreceksin. İş maillerine bakacak mısın?
DIŞIM: Evet. Belki. Yani..
İÇİM : Demek stresi bavula koyup yanında taşıyacaksın.
DIŞIM: Ama yeni yerler görmek güzel.
İÇİM : Geçen yıl gittinya. Ne hatırlıyorsun?
DIŞIM: Bir kale vardı. Bir restoran… Otelde kahvaltı.
İÇİM : Demek dörtbin kilometre yol gidip yine yemek yemişsin.
DIŞIM: Evet ama…Hayat; gezmek, görmek ne bileyim deneyim biriktirmektir.

İÇİM : Bunlar için banka hesabın da para biriktirmen gerekir.
DIŞIM: Her şey para değil.
İÇİM : Bu cümleyi genellikle para harcamak isteyenler kurar.
DIŞIM: Sen çok negatifsin.
İÇİM : Ben gerçekçiyim.
DIŞIM: Gerçekçilikle karamsarlık arasındaki sınırı geçeli çok oldu.
İÇİM : Şunu düşün. Havaalanına gideceksin. Güvenlik sırası. Pasaport kontrolü. Uçak gecikmesi. Valiz kaybolması.
DIŞIM: Evet olabilir ama sen de abartıyorsun.
İÇİM : Ben olasılıkları söylemeyi seviyorum.
DIŞIM: Sen felaketleri seviyorsun. Peki neden insanlar tatile gider?
İÇİM : Çünkü başka insanların tatil fotoğraflarını görürler.
DIŞIM: Bu kadar mı? Ama seyahat ufuk açar.
İÇİM : Bazen de cüzdan boşaltır.
DIŞIM: Dünyayı görmek istemiyor musun sen?
İÇİM : Dünya zaten yeterince korkutucu. Haberlere bakmıyor musun?
DIŞIM: Seninle yaşamak zor.
İÇİM : Seninle yaşamak daha zor. Sürekli karar değiştiren sensin.
DIŞIM: Belki haklısın.
İÇİM : Elbette haklıyım.
DIŞIM: Ama evde kalınca da pişman oluyorum.
İÇİM : İnsan pişmanlık üreten bir canlıdır.
DIŞIM: Nasıl yani?
İÇİM : Gidersin: “Keşke para harcamasaydım.” Gitmezsin: “Keşke gitseydim.” Evlenirsin: başka şey düşünürsün. Bekâr kalırsın: başka şey düşünürsün. İnsanlığın özeti budur.
DIŞIM: Sokrates olsa ne derdi?
İÇİM : “Neden gitmek istiyorsun?” diye sorardı.
DIŞIM: Ben de “dinlenmek için” derdim.
İÇİM : O da “neden dinlenmek istiyorsun?” derdi.
DIŞIM: Çünkü yoruldum.
İÇİM : “Neden yoruldun?” derdi.
DIŞIM: İşten güçten.
İÇİM : Sonunda sen ağlarken o hâlâ soru soruyor olurdu.
DIŞIM: Belki mesele tatil değil. Belki biraz kaçmak istiyorum.
İÇİM : Nihayet gerçeğe döndün. Ama insan kendinden kaçamaz.
DIŞIM: Bu çok klişe.
İÇİM : Doğru şeylerin çoğu klişe olur.
DIŞIM: Peki ne yapayım?
İÇİM : Önce şunu cevapla: Gitmekten mi korkuyorsun, kalmaktan mı?
DIŞIM: Eeuuuu… ehüm ehüm…
İÇİM : Bak işte sustun.
DIŞIM: Galiba ikisinden de.
İÇİM : İnsan özgür olduğunda korkar.
DIŞIM: Felsefeye bağladın yine.
İÇİM : Sen tatil konuşurken varoluşa geldik.
DIŞIM: Bazen düşünüyorum. Ya hayat geçip gidiyorsa? Bir şeyler kaçırıyor olabilir miyim?
İÇİM : Kesin kaçırıyorsun.
DIŞIM: Ne?
İÇİM : Aynı anda her yerde olamamanın huzurunu.
DIŞIM: Sen filozof musun?
İÇİM : Hayır.
DIŞIM: Nesin?
İÇİM : Yıllardır ertelenmiş gerçeklerin yankısıyım.
DIŞIM: Çok iddialı oldu.
İÇİM : Kabul. Biraz da tembelliğin avukatıyım.
DIŞIM: Şimdi karar veriyorum.
İÇİM : Ver bakalım.
DIŞIM: Tatile gidiyorum.
İÇİM : Eyvah.
DIŞIM: Deniz göreceğim.
İÇİM : Yağmur yağacak.
DIŞIM: Yeni insanlar tanıyacağım.
İÇİM : Onlar da seni tanıyacak.
DIŞIM: Moralimi bozma.
İÇİM : Peki neden gidiyorsun?
DIŞIM: Çünkü gitmek istiyorum.
İÇİM : Güzel cevap.
DIŞIM: Çünkü hayat sadece çalışmak değil.
İÇİM : Daha güzel cevap.
DIŞIM: Çünkü bazen insan aynı sokakları görmekten sıkılıyor.
İÇİM : En güzel cevap. Bir şey söyleyeyim mi?
DIŞIM: Söyle.
İÇİM : Aslında ben tatilin karşısında değilim.
DIŞIM: Ne?
İÇİM : Ben korkunun sesiyim.
DIŞIM: Yani?
İÇİM : Yeni olan her şeyden önce konuşurum. Gitmeden önce ben konuşurum. Yeni işe başlamadan önce ben konuşurum. Âşık olmadan önce ben konuşurum. Sahneye çıkmadan önce ben konuşurum.
DIŞIM: Sonra?
İÇİM : Sonra genellikle insanlar yine de gider.
DIŞIM: O zaman ben de gideceğim.
İÇİM : Git.
DIŞIM: Ama sen de geleceksin galiba.
İÇİM : Mecburen.
DIŞIM: Peki bir şartla.
İÇİM : Nedir?
DIŞIM: Uçakta susacaksın.
İÇİM : Olmaz.
DIŞIM: Neden?
İÇİM : Ya pilot da tatile gitmek istemediyse?
DIŞIM: Oooff, of. İşte bu yüzden seni evde bırakmak istiyorum.
İÇİM : Deneyebilirsin. Ama ben bavula sığarım. Sırt çantana saklanırım. Ha bu arada…
DIŞIM: Ne var?
İÇİM :Dönünce yine aynı hayat seni bekliyor.
DIŞIM: Biliyorum.
İÇİM :O zaman neden gidiyorsun?
DIŞIM: Çünkü bazen insan hayatını değiştirmek için değil, ona yeniden katlanabilmek için uzaklaşır. İyi tatiller bana, bize, hepimize…
The post DEMLİK (Bitmeyen Bar Muhabbetleri -14-) first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
10













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·