DEMLİK Bitmeyen Bar Muhabbetleri -10-

9 saat önce 93

DEMLİK

(Bitmeyen Bar Muhabbetleri -10-)

 

BİRİ : Hadi şerefe.

ÖTEKİ: Şerefe.. İçelim güzelleşelim. Aaa şimdi ben kendime çirkin mi dedim istemeden. Hah hah haaa.

BİRİ : Ciddi olamazsın sen ya!..

ÖTEKİ: Haçen oni diyen ciddi.

BİRİ : Ne diyon sen yaa?

ÖTEKİ: Karadeniz şivesiyle konuştum. “Onu diyen gitti” dedim. Hah hah haaaa. Nasıl ama? Şaka şaka. Hadi yarasın.

BİRİ : Senin en büyük yeteneğin ne biliyor musun?

ÖTEKİ: Yakışıklılık desem çok mu iddialı olur? Hah hah haa.

BİRİ : Offff ya of. Hayır canım. Her şeyi ciddiyetsizleştirip… kendini de kurtardığını sanmak.

ÖTEKİ: Eee kurtarıyorum işte. Bak hayattayım. Yaşıyorum. Daha ne olsun.

BİRİ : Offfff offff anlaşıldı erken sarhoş olacağız bu gün. Onu demek istemedim. Ama önemli değil. Gerçi o da yaşamak değil. O… sistemin sana verdiği minimum seviyede yaşam paketi.

ÖTEKİ: O ne demek şimdi? Deneme sürümü mü bu? Hah hah haaa.

BİRİ : Aynen. Ama bol reklamlı.

ÖTEKİ:Hah hah haaa. Bu reklamları atlanabiliyor muyuz?

BİRİ : Hayır. Ama zaten sen bakmıyorsun ki.

ÖTEKİ: Bakmamak bazen iyidir. Gerçek dediğin şey moral bozuyor çünkü.

BİRİ : Gerçek moral bozmaz. Gerçek… alışkanlık bozar.

ÖTEKİ: Aynı şeydeğil mi? Ha hoca Ali, ha Ali hoca. Hah hah haa.

BİRİ : Değil. Alışkanlıklar bozulunca insan ortaya çıkar.

ÖTEKİ: Ben çıkmak istemiyorum. Olduğum yerde iyiyim.

BİRİ : Yok, sen olduğun yerde değilsin. Sen kendini akıntıya bırakılmışsın. Ciddiye almadığın bir hayatın içindesin. Üstüne üstlük ciddiye almadığın insanlar var etrafında.

ÖTEKİ: Onlar da beni ciddiye almıyor zaten. Eşitlik sağlanmış oluyor işte. Ne güzel.

BİRİ : Bu eşitlik değil işte. Bu hayatı önemsememe. Yaşamı sıradanlaştırma yani topluca ihmal.

ÖTEKİ: Topluca boşvermişiz diyorsun yani?

BİRİ : Evet. Ve bu… düşündüğünden daha politik.

ÖTEKİ: Yine geldik politikaya. Ben sadece kimseye zarar vermemeye çalışıyorum. Ciddileşirsem zarar veririm kendime ve çevreme.

BİRİ : Tebrikler. Kutlarım seni. Bravooo. Zarar vermemek için… var olmamak iyi bir yöntem gerçekten.

ÖTEKİ: Bu biraz ağır olmadı mı?

BİRİ : Hayat da hafif değil zaten.

ÖTEKİ: Peki sen ne yapıyorsun? Ciddi yaşayarak dünyayı kurtaracağını mı sanıyorsun?

BİRİ : Hayır. Ama en azından… kendimi yok saymıyorum.

ÖTEKİ: Büyük başarı.

BİRİ : Hayır. Benim için en azından küçük değil. Ama senin için devrim sayılır.

ÖTEKİ: Heh heh hee. Peki söyle bakalım… Bu ciddiye almama meselesi neyi bozuyormuş bu kadar?

BİRİ : Duyguları mesela.

ÖTEKİ: Duygular zaten bozuk değil mi?

BİRİ : Hayır. Ama ihmal edilince bozulur, çürür, kokar.

ÖTEKİ: Abartıyorsun.

BİRİ : Hayır. Ciddiye almadığın insanlara duyduğun o yarım duygular var ya…

ÖTEKİ: Evet?

BİRİ : Onlar bir gün… ciddi ciddi canına okur. Farkına bile varmazsn.

ÖTEKİ: Abart iyice abart. Hem insan kendi kendine bunu neden yapsın ki?

BİRİ : Çünkü kolay. Çünkü sorumluluk yok. Çünkü “nasılsa geçer” diyorsun.

ÖTEKİ: Geçmiyor mu?

BİRİ : Geçiyor. Ama senin içinden geçiyor haberin yokA.

ÖTEKİ: Hah hah haaa. İyiymiş. Bunu not alayım bunu.

BİRİ : Al. Ama okumazsın sen. Okumayacağın şeyi niye not alıyorsun ki?

ÖTEKİ: Haklısın.

BİRİ : Bak… Şimdi sen güya hayatı ciddiye almıyorsun ya…

ÖTEKİ: Evet, o benim tarzım.

BİRİ : Hayat da seni ciddiye almıyor aslında.

ÖTEKİ: Yani?

BİRİ : Yani… bir gün bakıyorsun… Hiçbir şey kalmamış. Hepsi akmış gitmiş.

ÖTEKİ: Ben nerede oluyorum o anda?

BİRİ : Orada oluyorsun tam merkezde. Ama yokmuş gibi davranıyorsun.

ÖTEKİ: Hımm. Böyle düşününce biraz korkutucu geldi.

BİRİ : Değil aslında. Bu sana sunulan standart paket.

ÖTEKİ: Standart paketleri sevmem. Biraz kaliteyi yükseltme olamaz mı?

BİRİ : Olur tabii. Ama ciddiye almakla başlar bu işler.

ÖTEKİ: Pekii, bana kaça mâl olur ?

BİRİ : Çok pahalı. Zamanına, dikkatine, cesaretine mâl olur.

ÖTEKİ: Taksit olur mu?

BİRİ : Hayat taksit kabul etmiyor.

ÖTEKİ: Peki… geç kaldım mı?

BİRİ : Henüz değil.

ÖTEKİ: “Henüz” kısmı biraz korkutucu.

BİRİ : Zaten öyle olması gerekiyor. Korkmalısın da.

ÖTEKİ: Tamam o zaman… ilk kez bir şeyi gerçekten… Ciddiye alacağım.

BİRİ : Neyi?

ÖTEKİ: Bunu.

BİRİ : Ben de dahil miyim buna?

ÖTEKİ: En çokta sen dahilsin.

BİRİ : İyi. Çünkü hayat seni ciddiye almaya başlamadan önce… birinin seni uyandırması gerekiyordu.

ÖTEKİ: Alarm sen mi oluyorsun şimdi?

BİRİ : Evet.

ÖTEKİ: Ertele tuşun var mı?

BİRİ : Yok. Ama bu alışkanlıklara devam edersen, tekrar uyursun zaten.

ÖTEKİ: Öhüm, öhüm. Hesap?

BİRİ : Henüz gelmedi.

ÖTEKİ: Aha şimdi gerçekten korkuyorum.

BİRİ : Hah hah haaaa. Haklısın. Genelde en sona bırakırlar.

 

 

The post DEMLİK Bitmeyen Bar Muhabbetleri -10- first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku