DEMLİK
(Bitmeyen Bar Muhabbetleri -10-)
BİRİ : Hadi şerefe.
ÖTEKİ: Şerefe.. İçelim güzelleşelim. Aaa şimdi ben kendime çirkin mi dedim istemeden. Hah hah haaa.
BİRİ : Ciddi olamazsın sen ya!..
ÖTEKİ: Haçen oni diyen ciddi.
BİRİ : Ne diyon sen yaa?
ÖTEKİ: Karadeniz şivesiyle konuştum. “Onu diyen gitti” dedim. Hah hah haaaa. Nasıl ama? Şaka şaka. Hadi yarasın.
BİRİ : Senin en büyük yeteneğin ne biliyor musun?

ÖTEKİ: Yakışıklılık desem çok mu iddialı olur? Hah hah haa.
BİRİ : Offff ya of. Hayır canım. Her şeyi ciddiyetsizleştirip… kendini de kurtardığını sanmak.
ÖTEKİ: Eee kurtarıyorum işte. Bak hayattayım. Yaşıyorum. Daha ne olsun.
BİRİ : Offfff offff anlaşıldı erken sarhoş olacağız bu gün. Onu demek istemedim. Ama önemli değil. Gerçi o da yaşamak değil. O… sistemin sana verdiği minimum seviyede yaşam paketi.
ÖTEKİ: O ne demek şimdi? Deneme sürümü mü bu? Hah hah haaa.
BİRİ : Aynen. Ama bol reklamlı.
ÖTEKİ:Hah hah haaa. Bu reklamları atlanabiliyor muyuz?
BİRİ : Hayır. Ama zaten sen bakmıyorsun ki.
ÖTEKİ: Bakmamak bazen iyidir. Gerçek dediğin şey moral bozuyor çünkü.
BİRİ : Gerçek moral bozmaz. Gerçek… alışkanlık bozar.
ÖTEKİ: Aynı şeydeğil mi? Ha hoca Ali, ha Ali hoca. Hah hah haa.
BİRİ : Değil. Alışkanlıklar bozulunca insan ortaya çıkar.
ÖTEKİ: Ben çıkmak istemiyorum. Olduğum yerde iyiyim.
BİRİ : Yok, sen olduğun yerde değilsin. Sen kendini akıntıya bırakılmışsın. Ciddiye almadığın bir hayatın içindesin. Üstüne üstlük ciddiye almadığın insanlar var etrafında.
ÖTEKİ: Onlar da beni ciddiye almıyor zaten. Eşitlik sağlanmış oluyor işte. Ne güzel.
BİRİ : Bu eşitlik değil işte. Bu hayatı önemsememe. Yaşamı sıradanlaştırma yani topluca ihmal.
ÖTEKİ: Topluca boşvermişiz diyorsun yani?
BİRİ : Evet. Ve bu… düşündüğünden daha politik.
ÖTEKİ: Yine geldik politikaya. Ben sadece kimseye zarar vermemeye çalışıyorum. Ciddileşirsem zarar veririm kendime ve çevreme.
BİRİ : Tebrikler. Kutlarım seni. Bravooo. Zarar vermemek için… var olmamak iyi bir yöntem gerçekten.
ÖTEKİ: Bu biraz ağır olmadı mı?
BİRİ : Hayat da hafif değil zaten.
ÖTEKİ: Peki sen ne yapıyorsun? Ciddi yaşayarak dünyayı kurtaracağını mı sanıyorsun?
BİRİ : Hayır. Ama en azından… kendimi yok saymıyorum.
ÖTEKİ: Büyük başarı.
BİRİ : Hayır. Benim için en azından küçük değil. Ama senin için devrim sayılır.
ÖTEKİ: Heh heh hee. Peki söyle bakalım… Bu ciddiye almama meselesi neyi bozuyormuş bu kadar?
BİRİ : Duyguları mesela.
ÖTEKİ: Duygular zaten bozuk değil mi?
BİRİ : Hayır. Ama ihmal edilince bozulur, çürür, kokar.
ÖTEKİ: Abartıyorsun.
BİRİ : Hayır. Ciddiye almadığın insanlara duyduğun o yarım duygular var ya…
ÖTEKİ: Evet?
BİRİ : Onlar bir gün… ciddi ciddi canına okur. Farkına bile varmazsn.
ÖTEKİ: Abart iyice abart. Hem insan kendi kendine bunu neden yapsın ki?
BİRİ : Çünkü kolay. Çünkü sorumluluk yok. Çünkü “nasılsa geçer” diyorsun.
ÖTEKİ: Geçmiyor mu?
BİRİ : Geçiyor. Ama senin içinden geçiyor haberin yokA.
ÖTEKİ: Hah hah haaa. İyiymiş. Bunu not alayım bunu.
BİRİ : Al. Ama okumazsın sen. Okumayacağın şeyi niye not alıyorsun ki?
ÖTEKİ: Haklısın.
BİRİ : Bak… Şimdi sen güya hayatı ciddiye almıyorsun ya…
ÖTEKİ: Evet, o benim tarzım.
BİRİ : Hayat da seni ciddiye almıyor aslında.
ÖTEKİ: Yani?
BİRİ : Yani… bir gün bakıyorsun… Hiçbir şey kalmamış. Hepsi akmış gitmiş.
ÖTEKİ: Ben nerede oluyorum o anda?
BİRİ : Orada oluyorsun tam merkezde. Ama yokmuş gibi davranıyorsun.
ÖTEKİ: Hımm. Böyle düşününce biraz korkutucu geldi.
BİRİ : Değil aslında. Bu sana sunulan standart paket.
ÖTEKİ: Standart paketleri sevmem. Biraz kaliteyi yükseltme olamaz mı?
BİRİ : Olur tabii. Ama ciddiye almakla başlar bu işler.
ÖTEKİ: Pekii, bana kaça mâl olur ?
BİRİ : Çok pahalı. Zamanına, dikkatine, cesaretine mâl olur.
ÖTEKİ: Taksit olur mu?
BİRİ : Hayat taksit kabul etmiyor.
ÖTEKİ: Peki… geç kaldım mı?
BİRİ : Henüz değil.
ÖTEKİ: “Henüz” kısmı biraz korkutucu.
BİRİ : Zaten öyle olması gerekiyor. Korkmalısın da.
ÖTEKİ: Tamam o zaman… ilk kez bir şeyi gerçekten… Ciddiye alacağım.
BİRİ : Neyi?
ÖTEKİ: Bunu.
BİRİ : Ben de dahil miyim buna?
ÖTEKİ: En çokta sen dahilsin.
BİRİ : İyi. Çünkü hayat seni ciddiye almaya başlamadan önce… birinin seni uyandırması gerekiyordu.
ÖTEKİ: Alarm sen mi oluyorsun şimdi?
BİRİ : Evet.
ÖTEKİ: Ertele tuşun var mı?
BİRİ : Yok. Ama bu alışkanlıklara devam edersen, tekrar uyursun zaten.
ÖTEKİ: Öhüm, öhüm. Hesap?
BİRİ : Henüz gelmedi.
ÖTEKİ: Aha şimdi gerçekten korkuyorum.
BİRİ : Hah hah haaaa. Haklısın. Genelde en sona bırakırlar.
The post DEMLİK Bitmeyen Bar Muhabbetleri -10- first appeared on Hollanda Haberleri.

9 saat önce
93














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·