Cildimiz Konuşur, Biz Ne Kadar Dinleriz?

2 saat önce 17

 

 

İnsan vücudunun en büyük organı olan cilt, aslında bir tür günlük tutar. Stresimizi, uykusuzluğumuzu, beslenme alışkanlıklarımızı ve hatta duygusal çalkantılarımızı bile satır aralarında anlatır. Ama biz çoğu zaman onu sadece “ayna karşısında” fark ederiz. Oysa ciltte ortaya çıkan hastalıklar, çoğu zaman daha derin mesajlar taşır.

 

Cilt hastalıkları dendiğinde akla ilk olarak akne yani sivilce akla gelir. Ergenlik döneminin kaçınılmaz misafiri gibi görülse de akne, yetişkinlikte de pek çok insanın hayatını zorlaştırır. Hormonal değişiklikler, stres, yanlış kozmetik ürünleri ve beslenme alışkanlıkları aknenin başlıca tetikleyicileridir. “Geçer” diyerek geçiştirilen sivilceler, tedavi edilmediğinde iz bırakabilir; hem ciltte hem özgüvende.

 

Bir diğer yaygın sorun egzama…

Kaşıntı, kızarıklık ve kurulukla kendini gösteren bu hastalık, çoğu zaman stresle el ele yürür. Yogun hayatın koşturmacası, cildin de alarm vermesine neden olur. Egzama bize aslında şunu fısıldar: “Biraz dur, biraz nefes al.” Ama biz genelde bu sesi duymak yerine, geçici kremlerle susturmayı tercih ederiz.

 

Sedef hastalığı ise cildin en inatçı anlatıcılarından biridir. Bağışıklık sistemiyle ilişkili bu hastalık, dönem dönem alevlenir, sonra geri çekilir. Toplumda hâlâ yanlış inanışlarla karşılaşan sedef hastaları, sadece fiziksel değil, sosyal bir yük de taşır. Oysa sedef bulaşıcı değildir; asıl bulaşıcı olan bilgisizliktir.

 

Mantar enfeksiyonları, özellikle sıcak ve nemli havalarda kendini hatırlatır. Spor salonları, ortak duş alanları ve havuzlar bu hastalıklar için adeta davetiye çıkarır. Küçük bir kaşıntı ya da soyulma, ihmal edildiğinde daha geniş alanlara yayılabilir. Cilt bu noktada nettir: “Temizliğe dikkat et, beni kuru tut.”

Son yıllarda cilt kanserleri de giderek daha fazla artmaktadır. Güneşle kurduğumuz kontrolsüz ilişki, bronzlaşma uğruna göz ardı edilen koruyucular, yıllar sonra ağır bedellerle karşımıza çıkabiliyor. Özellikle benlerdeki şekil, renk ve boyut değişiklikleri cildin en ciddi uyarılarındandır. Bu uyarıları görmezden gelmek, geri dönüşü zor sonuçlara yol açabilir.

 

Tüm bu hastalıkların ortak bir noktası var: Erken fark edilmek isterler. Cilt, sessiz kalmaz; kızarır, kaşınır, dökülür, değişir. Yeter ki biz onu sadece estetik bir kaplama olarak görmeyelim. Cilt sağlığı, genel sağlığın aynasıdır.

 

Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Cildimize gerçekten iyi bakıyor muyuz, yoksa sadece sorun çıkardığında mı ilgileniyoruz? Çünkü cilt, ilgiyi sever. Ve kendisiyle ilgilenileni, her zaman daha sağlıklı bir şekilde yansıtır.

 

Saglıklı kalın, bilgili kalın ve hoşcakalın…

 

Zeliha Arıkan

Güzellik Uzmanı

 

 

The post Cildimiz Konuşur, Biz Ne Kadar Dinleriz? first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku