Bir ömrün sessiz sonbaharı

5 saat önce 24

 

Filozoflar yüzyıllardır insanın ölümlü oluşunu düşündüler. Kimi ölümün hayatın anlamını verdiğini söyledi, kimi ise insanın asıl ölümünün unutulduğu gün başladığını…

 

Belki de yaşlılık, bedenden çok zamanın insana tuttuğu aynadır. O aynada insan yalnızca yüzündeki çizgileri değil; sevdiği insanların eksilen yüzlerini, yarım kalan hayallerini ve geride bıraktığı izleri görür. İşte bu yüzden yaşlılık, takvim yapraklarının değil, hatıraların ağırlaşmasıdır.

 

Martin Heidegger, insanı “ölüme doğru varlık” olarak tanımlar. Ancak insan, ölüm düşüncesiyle değil; anlam duygusuyla yaşayabilir. Anlam ise başkalarının hayatına dokunabildiğimiz ölçüde çoğalır. Bu yüzden yaşlı bir insanın anlattığı her hatıra, yalnızca geçmişi değil, geleceğe bırakılan sessiz bir emanettir.

 

Stoacı filozof Seneca ise yaşamın uzunluğunun değil, nasıl yaşandığının önemli olduğunu söyler. Gerçekten de uzun bir ömür tek başına bir nimet değildir. Eğer o ömür paylaşılmıyor, dinlenmiyor ve hatırlanmıyorsa, yıllar yalnızca takvimin rakamlarını büyütür; insanın içindeki yalnızlığı değil.

 

Ve belki de yaşlılara göstereceğimiz en büyük saygı, onların geçmişine hayranlık duymak değil; bugünlerini paylaşmaktır. Çünkü bazen içtenlikle dinlenen on dakikalık bir sohbet, yıllardır taşınan bir yalnızlığı hafifletebilir.

 

Unutmayalım…

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Bugün bastonuna baktığımız eller, dün bizi tutan ellerdi. Yarın ise aynı yolda yürürken, belki biz de bir çift gözün bizi gerçekten dinlemesini bekleyeceğiz.

 

İnsan, yaşadığı yıllarla yaşlanmaz; umut etmeyi bıraktığında yaşlanır. Ama sevgiyle hatırlanan hiçbir ömür gerçekten yaşlanmaz. Çünkü zaman bedeni eskitebilir; iyiliğin, sevginin ve hatıraların bıraktığı izi asla silemez.

 

“Bir gün hepimiz yaşlanacağız; ama hepimiz yaşlı olmayacağız. Çünkü yaşlılık yaş almak değildir. Yaşlılık, anlatacak hatıraların olduğu hâlde seni dinleyecek bir çift kulağın kalmamasıdır.”

 

“İnsan iki kez ölür; biri nefesi kesildiğinde, diğeri adını son kez söyleyen insan da sustuğunda.”

 

“Yaşlılık, ömrün son mevsimi değil; insanın geriye dönüp kendi hayatını okuyabildiği en sessiz kütüphanedir.”

 

“İnsan, arkasında bıraktığı servetle değil; dokunduğu yüreklerle ömrünü uzatır. Zaman bedeni alır, ama iyilik hafızadan silinmez.”

 

Dostça selamlarımla,

Kamil Kopuz

Kkopuz53@gmail.com

 

 

 

 

 

The post Bir ömrün sessiz sonbaharı first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku