Gün içinde kaç kez ayağımıza bakıyoruz? Büyük ihtimalle sabah çorabı giyerken ve akşam ayakkabıyı çıkarırken… Oysa bütün gün bedenimizin yükünü sessizce taşıyan ayaklarımız, çoğu zaman ancak canımızı acıttıklarında hatırlanıyor. İşte nasırlar da tam bu noktada devreye giriyor: Küçük, sert ve inatçı bir hatırlatma gibi.
Nasır dediğimiz şey aslında vücudun kendini koruma refleksi. Sürekli sürtünmeye ve basınca maruz kalan bölgelerde deri kalınlaşıyor, sertleşiyor. Yani ayak, “Burada bir sorun var” diye bağırmıyor; aksine kendince önlem alıyor. Ama biz bu önlemi pek sevmiyoruz. Çünkü nasır, yürürken sızlıyor, ayakkabının içinde batıyor ve bazen insanın bütün modunu düşürüyor.
Peki bu nasırlar neden bu kadar yaygın?
Cevap çok tanıdık: Yanlış ayakkabılar. Dar burunlu topuklular, tabanı ince ayakkabılar, ayağın anatomisine hiç aldırış etmeyen modeller… Şıklık uğruna ayağın doğal yapısını zorladıkça, bedelini nasırla ödüyoruz. Üstelik bu sadece estetik bir mesele de değil; ihmal edilen nasırlar zamanla çatlayabiliyor, enfeksiyona açık hâle geliyor.
İşin bir de sembolik tarafı var. Nasırlar, biraz da hayatın ayaklarımızda bıraktığı izler gibi. Sürekli koşuşturma, dinlenmeye vakit bulamama, kendimize “dur” demeyi becerememe… Ayakta çıkan nasır, bazen sadece fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluğun da göstergesi oluyor.
Çözüm mü? Önce fark etmek. Ayağımıza uygun ayakkabı seçmek, gerektiğinde tabanlık kullanmak, ayak bakımını lüks değil ihtiyaç olarak görmek. Nasırı jiletle kesip geçici rahatlama aramak yerine, neden oluştuğunu sorgulamak… Tıpkı hayattaki diğer küçük ama can yakan sorunlar gibi.
Belki de arada durup ayakkabılarımızı çıkarıp ayaklarımızı dinlendirmeliyiz. Çünkü nasırlar bize şunu fısıldıyor:
“Beni bu kadar zorlamak zorunda mısın?”
Cevabı dürüstçe verebilirsek, hem adımlarımız hem hayatımız biraz daha hafifleyebilir.
Güçlü kalın, mutlu kalın ve hoşça kalın…
Zeliha Arıkan
Güzellik Uzmanı
The post Ayağımızın Altındaki Nasırlar first appeared on Hollanda Haberleri.

2 hafta önce
94













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·