Karacaoğlan’ın mezarı nerededir?
Bu sorunun kesin bir cevabı yok.
Anadolu’nun farklı bölgelerinde ona ait olduğu söylenen mezarlar vardır. Hangisinin gerçek olduğu tartışılır. Ama belki de asıl dikkat çekici olan budur.
Halk sevdiği ozanı yalnız türküleriyle değil, toprağıyla da sahiplenmek ister. Bu yüzden Karacaoğlan’a bir değil, birçok mezar yakıştırılmıştır.
Hangisi gerçektir bilinmez.
Ama onun yüzyıllardır halkın yüreğinde yaşadığı tartışılmaz bir gerçektir.
Belki de bu yüzden Karacaoğlan yalnızca bir bölgenin ozanı değildir.
Türküleri Balkanlar’da söylenir.
Kafkaslar’da bilinir.
Anadolu’nun dört bir yanında başka ağızlarla, başka ezgilerle yaşamaya devam eder.
Aslında bu durum bize ozanların kim olduğunu da anlatır.
Eski Türk toplumlarında ozanlar yalnızca şiir söyleyen insanlar değildi. Bir milletin hafızasını taşıyan kişilerdi. Yazının yaygın olmadığı çağlarda tarihi onlar anlatırdı. Kahramanlıkları, yenilgileri, göçleri ve özlemleri onlar dile getirirdi.
Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan büyük yolculuğunda yalnız insanlar göç etmedi.
Türkçe göç etti.
Kültür göç etti.
Hafıza göç etti.
O hafıza bazen bir destanın içinde, bazen bir türkünün sözlerinde, bazen de kopuzun tellerinde taşındı.
Anadolu’da yeni bir hayat kuruldukça ozanlar da değişti. Kopuzun yerini saz aldı. Ozanların yerini âşıklar aldı.
Ama öz değişmedi.
Çünkü milletlerin gerçek hafızası çoğu zaman saraylarda değil, halkın dilinde yaşar.
Yunus Emre’nin diliyle insan kendini aradı.
Dadaloğlu’nun diliyle başkaldırdı.
Karacaoğlan’ın diliyle sevdi.
Belki de bu yüzden yüzyıllardır onun şu dizeleri unutulmadı:
Karac’oğlan der ki, ismim öğerler
Ağı oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var
Bu dizelerde yalnızca bir sevgiliye duyulan özlem yoktur.
İnsana duyulan sevgi vardır.
Hayata duyulan sevgi vardır.
Doğaya duyulan sevgi vardır.
Ve sonunda Hak’ka ulaşan büyük bir aşk vardır.
Belki de ozanların sırrı burada gizlidir.
Onlar yalnız yaşadıkları döneme seslenmezler.
İnsanın değişmeyen yanına seslenirler.
Bu yüzden ölmezler.
Bu yüzden mezarları bir yerde değil, birçok yerdedir.
Çünkü onların gerçek mezarı taşın toprağın altında değil, halkın hafızasındadır.
28 Haziran’da LantarenVenster’de Harmonius Koor tarafından gerçekleştirilecek “Aşkın Ozanları” konserini düşünürken aklıma bunlar geliyor.
O gün yalnızca türküler dinlemeyeceğiz.
Yüzyıllardır süren bir kültürel yolculuğun sesini de duyacağız.
Belki Karacaoğlan’ı…
Belki Yunus’u…
Belki adı unutulmuş bir ozanı…
Ama mutlaka kendimizden bir parçayı…

The post Aşkın Ozanları first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
8












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·