Almanya’da satılan ketçaplar test edildi: Bir üründen uzak durun

5 saat önce 42

Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Almanya’da Stiftung Warentest tarafından yapılan testte, market raflarında satılan ketçaplar incelendi. Nisan 2026 sayısında yayımlanan sonuçlara göre, test edilen 23 markanın dördünde küf toksinleri bulunduğu belirtildi. Bu ürünler arasında tanınmış markaların da yer aldığı vurgulandı.

İncelenen 23 ketçabın 12’si “iyi” not aldı. Buna karşılık dört üründe küf toksinlerinin yüksek seviyede tespit edildiği bildirildi.

Born ketçap ilk sırada yer aldı
Testte ilk sırayı, Erfurt kökenli bir marka olan Born’un domates ketçabı aldı. 100 mililitresi 0,44 euro olan ürün, yoğun ve taze domates tadıyla öne çıktı. Ürün, duyusal değerlendirmede en yüksek notu alan tek ketçap oldu ve genel değerlendirmede “iyi” (1,8) notu aldı.

Onu iki market markası izledi. Edeka Gut & Günstig domates ketçabı ile Lidl Kania Tomaten Ketchup Classic ürünleri “iyi” (1,9) notu aldı.

Her iki ürünün fiyatı 100 mililitrede 0,26 euro olarak ölçüldü. Bu ürünler, fiyat-performans açısından öne çıkan seçenekler arasında yer aldı.

Heinz ketçap şeker oranıyla dikkat çekti
Klasik Heinz Tomato Ketchup (100 ml / 0,74 euro), testte “orta” (3,5) not aldı. Ürün, 100 mililitrede 26,6 gram şeker içermesiyle testteki en yüksek şeker oranına sahip ketçap olarak belirlendi.

Bu miktarın, yalnızca bir yemek kaşığı tüketimde bile okul öncesi çocuklar için Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği günlük maksimum şeker alımının yüzde 11’ine karşılık geldiği ifade edildi.

Daha düşük şekerli versiyon olan “Heinz Tomato Ketchup %50”, beklentilerin altında kalarak “yeterli” (3,9) not aldı. Test uzmanları, ürünün tat dengesinin zayıf olduğunu, yoğun sirke tadı ve yapay tatlandırıcıya bağlı belirgin bir tatlılık içerdiğini belirtti.

Felix ketçap son sırada
Testte en düşük puanı alan ürün, Avusturya’da “1 numara” olarak pazarlanan Felix domates ketçabı oldu. Ürün “yetersiz” (5,0) notuyla son sırada yer aldı.

Bunun nedeni, Alternaria toksinleri olarak bilinen küf kaynaklı maddelerin yüksek düzeyde tespit edilmesi oldu. Üründe Alternariol adlı toksin için belirlenen AB referans değerinin yaklaşık sekiz kat aşıldığı bildirildi. Stiftung Warentest, üreticinin bu duruma müdahale etmesi gerektiğini açıkladı.

Alternaria toksinlerinin domateslerde siyah lekeler şeklinde oluşabildiği belirtiliyor. Bu maddelerin kimyasal yapısının genetik hasara yol açabilen ve kanserojen olduğu bilinen bileşiklere benzediği ifade ediliyor. Bu toksinlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri henüz tam olarak netleşmiş değil. Ancak uzmanlar, mümkün olduğunca düşük seviyede tüketilmesini öneriyor.

Cam şişe daha avantajlı
Sürdürülebilirlik açısından cam şişeler daha avantajlı bulunuyor. Camın neredeyse kayıpsız şekilde geri dönüştürülebildiği belirtiliyor.

Testte incelenen 16 plastik şişenin 9’unun ise geri dönüşüm açısından sorunlu olduğu tespit edildi. Bunun başlıca nedeni olarak, geri dönüşüm sürecinde ayrıştırılamayan etiket yapıştırıcıları gösterildi.
©Sonhaber.eu

Fotoğraf: Atlantic Ambience - Pexels.com

Makalenin tamamını oku