Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Almanya'nın Thüringen eyaletinde tıp tarihine geçecek, umut dolu bir başarı öyküsü yaşandı. Henüz anne karnındayken ölümcül bir tümörle yaşama tutunmaya çalışan bir bebek, tıp dünyasında nadir görülen ve ülke tarihinde bir ilk olan yenilikçi bir tedavi yöntemiyle sağlığına kavuştu.
Rutin kontrolde ortaya çıkan dramatik teşhis
Mülhausen'deki bir doğum kliniğinde her şey rutin bir kontrolle başladı. Ancak muayene sırasında hekimler, anne karnındaki fetüsün boyun bölgesinde beklenmedik, devasa bir kitle tespit etti. Yapılan derinlemesine incelemeler ve testler sonucunda, henüz doğmamış bebeğin, damar tümörüyle seyreden ve tıp literatüründe oldukça ender rastlanan Kasabach-Merritt Sendromu (KMS) hastası olduğu saptandı. Bu sendrom, kontrolsüz büyüyen bir vasküler tümörle karakterize ediliyordu.
Tümör soluk borusunu tehdit ediyordu
Hamileliğin yedinci ayının sonuna yaklaşıldığında, vakanın ciddiyeti korkutucu boyutlara ulaştı. Hızla büyüyen şişlik, bebeğin boynundan başlayarak yüzünün alt kısmına kadar genişledi. Doktorlar, tümörün fiziksel baskısı nedeniyle bebeğin doğum anında veya hemen sonrasında kendi başına nefes alamayacağından endişe ediyordu. Süreci yöneten Dr. Chris Minella, duruma dair yaptığı açıklamada, "Boyun bölgesindeki tümör, bebeğin solunum yollarını daraltarak hayati fonksiyonlarını ve nefes alışını ciddi şekilde tehlikeye atıyordu," diyerek durumun vahametini vurguladı.
Lyon’dan gelen yenilikçi çözüm: Prenatal müdahale
Durumun kritikleşmesi üzerine Mülhausen’deki ekip, nadir hastalıklar konusunda uzmanlaşmış Lyon'daki referans merkezinden destek talep etti. Uzmanlar, Almanya'da bu tür bir vaka için daha önce uygulanmamış olan prenatal (doğum öncesi) bir tedavi protokolü önerdi. Plan kapsamında anneye ağız yoluyla özel bir ilaç verildi. Bu ilacın temel amacı, tümör içindeki yeni damar oluşumunu engelleyerek kontrolsüz büyümeyi durdurmak ve mevcut kitleyi stabilize etmekti.
"Küçük Issa" mucizesi gerçekleşti
Uygulanan bu stratejik plan başarıyla sonuç verdi; ilaç tedavisiyle tümörün büyümesi dizginlendi. 14 Kasım 2025 tarihinde "Issa" adı verilen bebek, planlı bir sezaryen operasyonuyla dünyaya gözlerini açtı. Tedavi sayesinde tümörün küçülmesi, en büyük korkuyu ortadan kaldırdı: Küçük Issa, doğar doğmaz nefes alabilmek için herhangi bir makineye veya entübasyon işlemine ihtiyaç duymadı. Uzman doktor Alexandra Spiegel-Bouhadid, süreci "olağanüstü ve tıp için bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.
Tedavi sonrası normal bir yaşam
Bild Gazetesinin aktardığı bilgiye göre doğumdan bir ay sonra taburcu edilen ve şu an üç aylık olan Issa’nın sağlık durumu yakından izlenmeye devam ediyor. Doğumdan bir ay sonra taburcu edilen ve şu an üç aylık olan Issa’nın sağlık durumu yakından izlenmeye devam ediyor. Yüzünün alt kısmında tümörün kalıntıları hala fark edilse de, 34 yaşındaki anne Viviane, oğlunun iştahının yerinde olduğunu ve sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü ifade etti. Anne, tüm yaşadıkları zorluklara rağmen Issa’nın gelişimsel olarak "normal bir çocuk" olduğunu ve hayata kararlılıkla tutunduğunu belirtti.
©Sonhaber.eu

3 saat önce
6













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·