Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimlerde AfD’nin yüzde 43,8 oyla birinci çıkması, ülkedeki Türk ve göçmen toplumunda ciddi endişeye yol açtı. Özellikle eyalette yaşayan Türk esnaf ve çalışanlar, partinin göç politikalarının gelecekte kendilerini nasıl etkileyeceğini tartışıyor.
Almanya’da aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt seçimlerindeki büyük başarısı, seçim sonuçlarının çok ötesinde bir tartışma başlattı.
AfD, 6 Eylül’de yapılan eyalet seçimlerinde oyların yüzde 43,8’ini alarak açık ara birinci parti oldu. Ancak tek başına hükümet kurabilmesi için gereken çoğunluğa ulaşamadı. Diğer büyük partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddederken, eyalette hükümetin nasıl oluşturulacağı hâlâ belirsizliğini koruyor.
Türk toplumunda “Geleceğimiz ne olacak?” endişesi
Seçim sonucunun ardından özellikle Saksonya-Anhalt’ta yaşayan göçmen kökenliler arasında güvenlik ve gelecek endişesi arttı.
DW Türkçe’nin haberine göre Almanya’daki Türk Toplumu (TGD), özellikle Saksonya-Anhalt’ta yaşayan Türk esnafın seçim sonucundan ciddi şekilde kaygı duyduğunu belirtiyor.
Bazı Türk işletme sahiplerinin AfD’nin daha da güçlenmesi durumunda bölgeyi terk etmeyi düşündüğü aktarılıyor. Türk Toplumu Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu da bölgedeki Türk işletmecilerle yaptığı görüşmelerde bu endişeyi gözlemlediğini söyledi.
TGD ayrıca göçmenler, Müslümanlar ve diğer azınlıkların güvenliğinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
AfD’nin göç politikası neden Türkleri ilgilendiriyor?
AfD’nin Saksonya-Anhalt seçim programında göç konusunda oldukça sert öneriler bulunuyor.
Parti, özellikle Almanya’da kalma hakkı bulunmayan kişilerin daha hızlı sınır dışı edilmesini ve “remigration” olarak adlandırdığı politikanın uygulanmasını savunuyor. Programda göçmenlerin topluma uyumu, iltica sistemi ve yabancılara yönelik politikalar konusunda kapsamlı değişiklikler öneriliyor.
Ancak burada önemli bir ayrım var:
AfD’nin seçim programında yer alan her önerinin otomatik olarak uygulanması mümkün değil.
ARD’nin hukuk uzmanlarının yaptığı incelemeye göre AfD’nin Saksonya-Anhalt programındaki göçle ilgili önerilerin yaklaşık üçte ikisi ya eyalet hükümetinin yetki alanına girmiyor ya da Alman, Avrupa veya uluslararası hukukla çelişiyor.
Dolayısıyla “AfD kazandı, Almanya’daki Türkler sınır dışı edilecek” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Merz de AfD’nin “remigration” politikasına karşı çıktı
Başbakan Friedrich Merz, seçimden sonra Federal Meclis’te yaptığı konuşmada AfD’nin göçmenlerin geri gönderilmesine ilişkin politikalarını sert biçimde eleştirdi.
Merz, Almanya’da yaşayan göçmenlerin topluca ülkeden ayrılmasının sağlık, bakım, zanaat ve restoran sektörü gibi alanlarda ciddi iş gücü açığı yaratacağını söyledi.
Başbakan, Almanya’daki zanaat sektöründe çalışanların yaklaşık altıda birinin yabancı pasaport taşıdığına dikkat çekti. Hastaneler, huzurevleri ve restoranların da göçmen kökenli çalışanlara önemli ölçüde bağımlı olduğunu belirtti.
Bu açıklama özellikle Almanya’da yıllardır yaşayan, çalışan ve iş kuran Türk vatandaşları açısından dikkat çekiyor.
Türkler açısından asıl soru: AfD iktidara gelebilecek mi?
Şimdilik hayır.
AfD Saksonya-Anhalt’ta açık ara birinci parti olsa da 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 sandalye kazandı ve tek başına çoğunluğa ulaşamadı.
Ana akım partiler AfD ile koalisyon yapmayı reddediyor. Ancak BSW gibi bazı küçük siyasi aktörlerin belirli konularda AfD ile işbirliğine açık olabileceği yönündeki açıklamalar, Almanya’daki geleneksel “Brandmauer” yani AfD ile siyasi işbirliğinden kaçınma politikasının geleceği konusunda tartışma yaratıyor.
Türkler için neden önemli?
Bu gelişme yalnızca Saksonya-Anhalt’taki Türkleri ilgilendirmiyor.
AfD’nin yükselişi;göç ve vatandaşlık politikalarını,aile birleşimi ve iltica uygulamalarını,yabancıların Almanya’daki konumunu,
Müslümanlara yönelik siyasi söylemi,
yabancı çalışanların durumunu,
çifte vatandaşlık tartışmasını,
Türk esnafın ve işletmelerin geleceğini
önümüzdeki dönemde doğrudan etkileyebilecek bir siyasi dönüşümün göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Özellikle Almanya’da yaşayan Türklerin “AfD’nin seçim başarısı bugün benim oturumumu veya vatandaşlığımı otomatik olarak etkiler mi?” şeklindeki endişesi açısından önemli nokta şu: Bugün itibarıyla böyle otomatik bir uygulama bulunmuyor. AfD’nin seçim zaferi tek başına mevcut oturum veya vatandaşlık haklarını değiştirmiyor.
Ancak AfD’nin ülke genelindeki oy oranının yükselmesi, gelecekte göç ve vatandaşlık yasalarının değiştirilmesi yönündeki siyasi baskıyı artırabilir.
NHABER.NL

1 saat önce
10












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·