Ketebe Yayınları’ndan çıkan ve editörlüğünü Silvan Alpoğuz’un üstlendiği, Sezai Saraç’ın çevirmenliğini yaptığı “Alerji için çözüm–Nasıl hasta oluruz, nasıl iyileşiriz?” çalışması, doğal yollarla alerjisini yenmek isteyenlere ışık tutmaya hazırlanıyor. Kitapta geleneksel tıbbın alerjiyi tedavi etmediği sadece baskıladığı, alerjilerin tespiti, alerjilere doğal yollarla çözümler anlatılıyor. Kitabın yazarı Dr. Leo Galland, DHA’ya önemli açıklamalarda bulundu. Alerjiyi engellemek için üç temel faktöre dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Dr. Galland, “Bunlardan birincisi, çevre. İçinde yaşadığımız çevreyi kontrol etmemiz oldukça zor olabilir çünkü söz konusu olan sadece evdeki kişisel çevremiz değil. Burada kastettiğimiz, toplumsal çevre. İkincisi, beslenme. Bağışıklık sisteminin çalışmasını etkileyen belli besinlerden bahsediyorum. Bu kitapta da özellikle bu konuyu vurguladım. Üçüncü faktörse vücudumuzda yaşayan mikroplar. Normalde vücudumuzda trilyonlarca mikrop yaşar. Ciddi alerjileri tetikleyebilen mantar ve mayaya özellikle ilgi gösterdim” diye konuştu.

‘OMEGA-3 YAĞLARI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN TEPKİSİNİ DENGELER’

Geleneksel yeme alışkanlıklarında yaşanan değişiklikler nedeniyle vücudun bağışıklık sistemini dengelemek için şart olan bazı besinlerden yoksun kalması ve çevre kirliliğinin etkisiyle modern dünyada alerjilerin sıkça görülmeye başlandığını anlatan Dr. Leo Galland, Omega-3 yağlarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu yağlar, hak ettikleri ilgiyi görmeye başladı. Yeşil yapraklı sebzelerde, soğuksu balıklarında ve deniz ürünlerinde, bazı kabuklu yemiş ve tohumlarda bulunan Omega-3 yağları, bağışıklık sisteminin tepkisini dengelemede önemli etkiye sahip. Tükettiğimiz gıdalardaki Omega-3 miktarı, 20. yüzyılın başından beri sistemli olarak azaltıldı çünkü bu yağlar, pek dayanıklı değil. İçinde Omega-3 bulunan gıdaların raf ömrü, nispeten daha kısa olur. Bu nedenle sebze yağlarını daha istikrarlı yağlara dönüştürmek için gıdalar hidrojenleme işlemine tabi tutulur. Bu da büyük bir soruna yol açar. Özellikle çocuklar üzerindeki etkisi düşünüldüğünde.”

D vitaminin bağışıklık üzerindeki etkisine de değinen Dr. Leo Galland, “Çok önemli bir vitamin ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla kabul görüyor. Eskiden D vitaminin, kalsiyum emilimi ve kemikler için önemli olduğunu düşünürdük. Ancak D vitamini kalsiyumun ötesinde bağışıklık sistemi üzerinde dengeleyici bir etkiye sahip. Geçtiğimiz yılki salgın bu durumu hiç olmadığı kadar görünür kıldı” dedi.

Kaynak: DHA





Source link

Avatar

By mynet