2020 yılını, geçmiş yıllara göre, çok büyük zorluklarla geride bıraktık. Sağlığın, temizliğin ve her an aldığımız nefesin, insan için ne kadar önemli olduğunu anladık. Kovid-19 süreci, hiç dur durak tanımadan yaşamına devam eden insana, ‘dur ve düşün’, ikazı verdi ve günlük yaşamımıza, beklenmedik değişiklikler girdi.

2021 yılı ve sonraki yılların neler getireceğine dair öngörümüz çok sınırlı. Hemen hemen bir yıl boyunca bunlarla uğraştık. Bunların yanısıra, toplumsal gelişmeler de devam etti. 2020 yılını geride bırakırken, aklımıza hemen gelen bazı etkinlikleri ve gelişmeleri şöyle hatırlatabilirim:

75’inci Kurtuluş Yıldönümü Kutlamaları
İkinci Dünya Savaşı’ndan kurtuluşun 75’inci yıl kutlamaları töreninde bir ilk yaşandı. Amsterdam Dam Meydanı özgürlük yıldönümünde boş kaldı. Kral Willem-Alexander ve Kraliçe Maxima, savaşta hayatlarını kaybedenler için özgürlük anıtına çelenk bıraktılar. Törende, Başbakan Rutte, Amsterdam Belediye Başkanı Halsema ve 4 ve 5 Mayıs Komitesi Başkanı Gerdi Verbeet de hazır oldular.

Esasen, 75. Kurtuluş yıldönümü bir festival havasında kutlanacaktı. Dam Meydanı insanla dolacak, kalabalık yan caddelere taşacaktı. Ama olmadı. Kral Willem-Alexander’in içtenlikle yaptığı konuşması oldukca anlamlıydı. Kral, konuşmasında o yıllarda asılan ‘Vondelpark’a Yahudiler Giremez’ lehvasına da atıfta bulundu.

Srebrenitsa
2020 yılı, Hollanda tarihine kara bir sayfa olarak geçen Srebrenitsa soykırımının 25’inci yıl dönümüydü. Bir çok etkinlik planlanmasına rağmen yapılamadı. Yapılan ve yapılamayan etkinlikler, Hollanda için bir ‘günah çırkarma’ mı yoksa bir ‘vicdan rahatsızlığı’ mı tartışılabilir elbette.
Ancak, bu çerçevede çok dikkat çeken bir etkinlik ise, ‘Srebrenitsa Hollanda için bir tarihtir’ başlığını taşıyan imza kampanyasıydı.

Kampanyada, Srebrenitsa soykırımının, Hollanda tarih ve sosyal bilgiler derslerinde yer alması, Den Haag’da bir milli anıt yapılması ve her yıl anma faaliyetlerine Hollanda hükümetinin yıllık bütçe ayırması, gibi istekler yer aldı.

Elbette, bütün bu girişimler, savaş süresince Sırplar tarafından tecavüze uğrayan, sayıları yirmi ile elli bin arasında değişen masum ve savunmasız Bosnalı kadınların ve onlardan doğan çocukların travmalarını ortadan kaldırmaz.

Irkçılığa hayır

2020 yılında, 46 yaşındaki Amerikalı siyahi George Floyd polis şiddetiyle öldürülmüştü. Öldürülme olayından sonra. başta Amerika olmak üzere, bir çok Avrupa başkentinde ırkçılık karşıtı gösteriler yapıldı. 1 Haziran Pazartesi saat 17.00’de, kovid-19 tedbirlerine rağmen, onbinlerin Amsterdam Dam Meydanı’nda toplanması Hollanda kamuoyunda günlerce tartışıldı.

Amsterdam Belediye Başkanı’nı yer yer çok zor duruma sokan bu büyük gösteride, göçmen gençlerin yanısıra, Hollandalı gençlerin de çoğunlukta olması dikkat çekti. Irkçılık ve ayırımcılığa karşı yapılan bu gösteriler bize, hiç şüphesiz Malcolm X’in “İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır.” cümlesini tekrar hatırlattı.

Küreselleşme
Hollandalılar küreselliğe inanmaya devam ediyorlar. Sosyal Kültürel Plan Bürosu’nun, aralık ayında açıkladığı rapora göre, Hollandalıların büyük bir kesimi Avrupa Birliği, iklim değişikliği ve ticaret anlaşmaları gibi konularda, uluslararası işbirliğine inanıyorlar.
PVV ve FvD taraftarları bu görüşlere daha uzak, D66, Yeşil Sol taraftarları ise daha yakın durmaktalar.

Kovid-19 salgının başlarında küreselliğin bittiği yorumları ağır basarken, ilerleyen aylarda değişen fazla bir şey olmadığı gözlendi. Çok kültürlü toplum ve kimliğin kaybolma tehdidi hakkında ise bir çok Avrupalı gibi Hollandalılar da olumsuzlar ama küreselleşmenin daha çok ekonomik gelişmeler yönünde olumlular.

Evet, yukarıda değinilen gelişmelerin yanı sıra, yıllardır araştırması süren, çocuk bakımı ödeneği hakkındaki Vergi Daireleri skandalında, karar vericilerin hataları, Hollanda Diyanet Vakfı’nın Meclis Komisyonu tarafından sorgulanması, DENK Partisi ve Forum voor Demokratie Partisindeki iç çekişmeler, Ermenistan-Azerbaycan savaşının Avrupa ülkelerine yansıması, 2014 yılından itibaren devam eden Brexit tartışmalarının neticelenmesi, Temsilciler Meclisi’nden Bozkurtlar’ın yasaklanma isteği ve Milli Görüş’ün tartışmaya açılması gibi bir çok toplumsal gelişme yaşadık 2020 yılında.

2021 yılında daha güzel, daha olumlu gelişmelerle karşılaşmayı ümit eder, yeni yılın tüm okucuyularımız ve insanlık için hayırlar getirmesini dilerim.





Source link