10 KASIM’DA BİR DAKİKA

2 ay önce 87

Bu 10 Kasım’da saat 9.05’te Kadıköy İskelesi’ndeydim.

 

Tüm İstanbul’da çalan o bir dakikalık siren sesini, tüylerimiz diken diken olarak dinledik ve tüm ülkede çalan siren seslerini hissettik.

 

Vapurdan izledim son nefesini verdiği Dolmabahçe’yi.

Simit parçalarıyla besledim martıları.

Çünkü onlar da ağıt yakıyordu o gün.

 

Hava bile bulutlu, kasvetli… Neredeyse ağlayacak gibiydi.

 

O akşam, Fenerbahçe Stadyumu’nda gördüm kocaman bir bayrağı ve onun mavi gözlerini!

İzmir Marşı eşliğinde…

 

Binlerce kişinin bir dakikalık sessizliğini ve ardından söyledikleri marşları!

 

Başka hiçbir millet, böylesine bir saygıyı göstermez ülkelerinin kurucularına veya kahraman kabul ettikleri kişilere.

 

Zaten, bu manzarayı görüp sebebini öğrenen her yabancı, hayranlıkla saygı duyuyor.

Onlar, ülkelerinde yaptıkları Atatürk büstleri ve verdikleri sokak isimleriyle bu büyük lidere yıllardır saygı gösteriyor.

 

Madrid’de bir sokak sanatçısı Türk olduğumu duyunca “Büyük Atatürk!” demişti.

 

Peki, o büyük Atatürk’e bir dakika yeter mi?

Sadece bir günde 1440 dakika var.

 

Ömrünün, bana göre tamamını hem asker hem devlet adamı olarak vatanına, milletine; Cumhuriyeti kurmadan önce de imparatorluğuna adamış bir adamın ayırdığı dakikaların sayısını siz hesaplayın!

 

Şam’da, Trablusgarp’ta, Filistin’de, Bulgaristan’da, Makedonya’da, Çanakkale’de, Samsun’da, Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta, Ankara’da, Sakarya’da, İstanbul’da kendini bu vatana, bayrağa, millete adadığı dakikalar!

 

Sen, bir dakikayı bile çok görüyorsun.

Özgürce yaşama ortamını binbir güçlük, açlık, çarık, kağnı ile sağlayan kurucu liderine; en lüks arabandan inip bir dakika saygı duruşunu çok görüyorsun.

 

Bir de utanmadan vatan, millet, bayrak naraları atıyor, paylaşıyorsun sosyal medyandan!

 

Hatta “Fatih’in torunuyum” diyorsun kendine.

O Fatih Han kalkıp gelse, ilk Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü alnından öper; İstanbul’u düşmandan kurtardığı için.

 

Hz. Peygamber çıkıp gelse, senin değil, Atatürk’ün alnından öperdi; camilerin kubbesine haç takılmasını önlediği için, cebinden para verip Kur’an’ı anlaşılması için tefsir ettirdiği için.

 

Bir dakika, bir cephede çok önemlidir.

Büyük Taarruz esnasında Çiğiltepe’yi vaat ettiği dakikada alamadığı için intihar eden Reşat Paşa’nın yüksek karakteridir.

 

Bir dakikada kazanır veya kaybedersin.

 

Bir dakikalık saygısızlığı övünme kaynağı yapıyorsun.

Senin o bir dakikalık saygısızlığın, bir ömür vefasızlığındır.

 

Atatürk, bir avuç vefasızın sevgisizliği ve saygısızlığıyla büyüklüğünden bir şey kaybetmez!

 

Milyonların 10 Kasım’daki o bir dakikalık sessizliği ve bir ömür ismini haykırışları yeter.

 

Orhan Seyfi Orhon’un Gidiyor şiirinin son dizesinde yazdığı gibi:

 

“Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça,

Büyüyor, gitgide gözlerden uzaklaştıkça.”

 

Ruhu şad olsun.

Mekânı cennet olsun.

Allah’a emanet olun.

Bayram Tan

The post 10 KASIM’DA BİR DAKİKA first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku