Ajax efsanesi yeniden mi doğuyor?

UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Juventus’u eleyen Ajax, 1970’li yıllara damgasını vuran “total futbol” anlayışını anımsatan oyun tarzıyla taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandı.
Ajax demek Johan Cruyff demekti. Cruyff demek toplu hücum, toplu defans demek. Milyonlarca futbolseverin hala hafızalarında güzel anılarla hatırlanan bu sistem Hollanda’nın köklü ekibi Ajax ile yeniden gündemde. Ajax, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 3 ön eleme turunu geçip “Devler Ligi”ne kaldıktan sonra, Real Madrid ve Juventus’u eleyerek son 4 takım arasına adını yazdırdı.
Ajax, “Devler Ligi”nde üç eleme turu geçerek yarı final oynayan ilk takım oldu. Şu ana kadar 16 maç oynayan Hollanda ekibi, 2001-2002 sezonunda yarı final gören Valencia’dan sonra en fazla karşılaşmaya çıkarak yarı final biletini aldı.
24 yaş ortalaması ile Avrupa’nın en genç takımlarından biri olan Ajax, genç oyuncularının takım oyununu sahaya yansıtması ile yeniden futbol devrimi olarak kabul edilen “total futbol”dan izler sunuyor.
“Futbol basit bir oyundur ama onu basit oynamak zordur.” diyen dünya futbolunun efsanesi Johan Cruyff, 70’li yıllarda Rinus Michels’le birlikte uzun yıllar yeşil sahalara damgasını vuracak “total futbol”u oluşturmuştu.

Toplu hücum, toplu müdafaa şeklinde tanımlanan bu sistem, altyapıdan yetiştirilen genç oyuncularla kurulan ekibin takım oyunuyla sonuca gitmesini hedefliyordu. Sistem Ajax’ı 1970-73 yılları arasında üst üste 3 kez Şampiyonlar Ligi şampiyonu yapacaktı.
Cruyff daha sonra aynı sistemi Barcelona’ya taşıyarak günümüzde de dünyanın en iyi altyapılarından biri kabul edilen Katalan ekibinin ünlü altyapı sisteminin de kurulmasına öncülük etti.
Gençlerle tarihi başarı
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki 1 numaralı kupasında, 1-1 sona eren çeyrek final ilk maçının rövanşında Juventus’a konuk olan Ajax, geriye düştüğü mücadeleyi 2-1 kazanarak 22 yıl aradan sonra ilk kez turnuvada yarı finale çıktı.
Şampiyonlar Ligi’nde 9. kez yarı finale yükselen Ajax, 2004-05 sezonundan bu yana da Avrupa’nın beş büyük ligi dışından gelerek adını yarı finale yazdıran ilk takım oldu. 14 yıl önce bir başka Hollanda temsilcisi PSV Eindhoven son dört takım arasına kalmıştı.
Ajax, yarı finalde Manchester City-Tottenham Hotspur eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.
Şampiyonlar Ligi’nde son 4 yılda iki kez finalde kaybeden, kupa özlemine son vermek için kadrosunu Cristiano Ronaldo ile güçlendiren Juventus, sahasında yaş ortalaması 24 olan Ajax’ı geçemedi.
Karşılaşmanın 67. dakikasında attığı golle takımına tur kapısını aralayan 19 yaş 247 günlük Matthijs de Ligt, turnuvada eleme turlarında gol atan en genç ikinci savunma oyuncusu oldu. 2011 yılında Schalke 04 formasıyla Inter’e gol atan Joel Matip, 19 yaş 240 günle rekoru elinde bulunduruyor.
Bu arada takımın 21 yaşındaki orta saha oyuncusu Frenkie de Jong, 75 milyon avro bonservis bedeliyle Barcelona ile 5 yıllık sözleşme imzalarken, teknik direktör Erik ten Hag 19 yaşındaki Matthijs de Ligt’ın da sezon sonunda takımdan ayrılacağını doğruladı.
22 yaşındaki Brezilyalı hücum oyuncusu David Neres’in adı ise Premier Lig takımlarıyla anılıyor.
Ajax’ın bileği bükülmüyor
Ajax, “Devler Ligi”nde üç eleme turu geçerek yarı final oynayan ilk takım oldu.
Şu ana kadar 16 maç oynayan Hollanda ekibi, 2001-2002 sezonunda yarı final gören Valencia’dan sonra en fazla karşılaşmaya çıkarak yarı final biletini aldı.
Eleme turlarında Sturm Graz, Standard Liege ve Dinamo Kiev’i eleyen Ajax, Bayern Münih, AEK Atina ve Benfica’nın bulunduğu E Grubu’ndan ikinci sırada çıktı.
Son 16 turunda dünyanın en büyük kulüplerinden Real Madrid’i turnuva dışında bırakan Ajax, çeyrek finalde de Juventus’u elemeyi başardı.
Rekorunu egale etti
Bu sezon bütün kulvarlarda 155 gol atan Ajax, 2009-10 sezonunda kırdığı kulüp rekorunu egale etti.
Hollanda Birinci Futbol Ligi’nde 30 maçta 106 kez rakip fileleri havalandıran lider durumdaki Ajax, eleme turlarından itibaren Şampiyonlar Ligi’nde 32, finale yükseldiği Hollanda Kupası’nda da 17 gol kaydetti.
Ajax, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 16 maçta sadece tek yenilgi aldı.
Müzesi kupalarla dolu
18 Mart 1900’de kurulan Ajax, son dört yıldır şampiyonluğu PSV Eindhoven ve Feyenoord’a kaptırırken, altyapıya yaptığı yatırımlarla bu sezon tüm kulvarlarda iddiasını sürdürüyor.
Bitime dört hafta kala ligde 74 puan ve averajla liderlik koltuğunda oturan Ajax, zirveyi paylaştığı PSV Eindhoven’a karşı tarihinin 34. şampiyonluğu için mücadele ediyor.
Hollanda Kupası’nda 18 kez şampiyonluk sevinci yaşayan ve bu yıl da finale yükselen Ajax, Avrupa kulvarında da başarılı bir geçmişe sahip.
1970-1973 yılları arasında Şampiyonlar Ligi’ni üst üste üç kez kazanan Ajax, sonuncu şampiyonluğunu 1994-95 sezonunda yaşadı.
Hollanda ekibi, 1986-87 sezonunda Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nı, 1991-92 sezonunda UEFA Kupası’nı, 1973 ve 1995 yıllarında da UEFA Süper Kupa’yı kazandı.
Ajax modeli ve Türkiye
Türkiye’de en az Hollanda kadar tutkuyla takip edilen futbol, ne yazık ki başarı anlamında Hollanda’nın çok gerisinde.
Tarihi Ajax kadar eski olan asırlık kulüplerimiz, ne altyapı anlamında ne de sportif başarı anlamında Hollanda ekibi kadar başarı sağlayabildiler.
UEFA’nın Finansal Fair Play kıskacında olan ve Kamuyu Aydınlatma Platformuna gönderilen son rakamlarla toplam borcu 10 milyar lirayı aşan futbol kulüplerimiz, yıllardır süregelen yanlış transfer politikaları, altyapının ihmal edilmesi, yabancı futbolcu ve teknik adamlara ödenen büyük tazminatlar ve günübirlik sportif başarı hedefleri yüzünden futbol dünyasında istikrarlı bir başarı sağlayamadılar.
Tüm futbol otoritelerinin ısrarla üzerinde durduğu altyapı sorunu konusunda ciddi adımlar atmayan ve gerekli yatırımları yapmayan futbol kulüpleri, Türk futbolunda da yeni ve başarılı oyuncular yetişmesinin önündeki en büyük engel.
Bu bağlamda Ajax modeli denilen, yani altyapıdan genç oyuncularla kurulu ve tecrübeli birkaç futbolcuyla harmanlanmış, total futbol dediğimiz toplu hücum toplu defans sistemini benimseyen kulüpler başarılı olmak için gerekli başlangıçları da yapacaklar.
Ajax, altyapıdan yetiştirdiği genç futbolculardan kurulu kadrosu ve kolektif futbol anlayışıyla, endüstriyel futbolun en büyük temsilcileri olan ve milyon avroluk transfer harcamaları ve milyarlık bütçeleriyle dünya futbolunun zirvesinde yer alan Real Madrid ve Juventus gibi takımları Şampiyonlar Ligi’nden eleyerek önemli bir örnek haline geldi.
Ülkemizde futbol kulüplerinin, ekonomik sıkıntılar da göz önüne alındığında en büyük çıkar yolu, kendi bünyelerinde Ajax benzeri altyapı modellerini uygulamaktan geçiyor.
Juventus hisseleri çakıldı
İtalya Serie A’da 7 yıldır şampiyonluğu kimseye bırakmayan Juventus’un hisseleri, Ajax’a elenmesinin ardından tarihi bir düşüş yaşadı.
Siyah-beyazlı kulübün hissesi borsada yüzde 24 oranında değer kaybederken, bu durumun kulübü 400 milyon avro zarara uğrattığı basına yansıdı.
Son 4 takım arasına kalan Ajax’ın hisseleri ise yüzde 8,8 oranında değer kazandı.
 
AA
Sonrası Ajax efsanesi yeniden mi doğuyor? Gazeteci ilk ortaya çıktı.