Turgut Torunoğulları yazarımız Selamün Yavuz’un sorularını yanıtladı: (2) “Avrupalı Türklerin Türk turizmine katkısı yılda 4 milyar Dolar”

Turgut Torunoğulları yazarımız Selamün Yavuz’un sorularını yanıtladı: (2)
“Avrupalı Türklerin Türk turizmine katkısı yılda 4 milyar Dolar”

İnterAjans Özel Röportaj
Geçen yıl Kasım ayında Turizm şurası 3. kez toplandı. Kardeşiniz Yavuz Torunoğulları bu şuraya katıldı. 700 sayfalık bir sonuç bildirgesi çıktı bu şuradan. Yavuz Bey’den mutlaka bilgi almışsınızdır. Bu şuranın sonuçları sizce turizme nasıl bir ivme kazandırır?
Yakında bir toplantı daha yapılacak herhalde. Bu 49 yıllık ek kiralamanın şartları açıklanacak yakında. Güzel şeyler olacağına inanıyorum. Turizm Bakanımız İngiltere’deki turizm fuarına katıldı. Orada muhteşem bir çalışma yaptı, yerli – yabancı herkesle görüştü. Bunun sonucunda İngiltere’de 2018 rezervasyonları 2017’ye göre iki misli arttı. Çalışılınca oluyor. Bu sene İngiltere’de Türkiye’ye çok ilgi var.
Hollanda’dan da Türkiye’ye ilgi artıyor mu?
İki ülke arasında sorunlar var.  Sorunların çözüleceğini düşünüyorum. Türkiye ve Avrupa oturacak, sorunları çözecek. İki yıldır Türkiye’ye gitmeyen, Türkiye özlemiyle tutuşan turistler ertesi gün uçağa binip gidecekler.
2016 ve 2017’nin Hollandalı turistler açısından iyi gitmemesinin nedenlerinden biri de Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan diplomatik kriz olayıydı. O yaşanan  krizin hemen ardından Hollanda Dışişleri Bakanı Koenders sizi ziyaret etti. Birlikte görüştünüz. Son haftalarda da her iki taraftan olumlu mesajlar gelmeye başladı. Siz iki ülkenin ilişkilerinin düzeltilmesi için kendinizde bir misyon görüyor musunuz?
Sorumluluğu ben tek kendimde görmüyorum; bu hepimizin sorumluluğudur. Bir ben Turgut Torunoğulları olarak bu sorunu çözeceğim diyemem. Öyle bir niyetim de yok, öyle bir gücüm de yok. O üzücü olay olduğu zaman biz Türk vatandaşları olarak tabii ki çok üzüldük. O zaman Dışişleri Bakanı müşavirlerinden birisi Türk sivil toplum kuruluşlarını topladı. Biz de baktık olay çok karışık, Türklerle Hollandalılar karşı karşıya gelmesin, bunu sakinleştirmek gerek düşüncesiyle Hollanda Dışişleri Bakanını heyetiyle beraber davet ettik. Bakan Koenders da buna çok olumlu baktı. Kendileri de bunu istediler, davetimizi kabul ettiler. Çok sayıda Hollandalı ve Türk’ün, iş adamlarımızın, bizim çalışanlarımızın katılımıyla yemek yedik. Yemekten sonra toplantılarımız oldu. Ben, Türk bakanın Türkiye’nin Başkonsolosluğuna alınmayışından dolayı üzüntülü olduğumuzu, bütün toplumun da bundan üzüntü hissettiğini söyledim. Keşke bakan gelse, keşke başkonsolosluğa alınsa, ne olurdu? Bakan Koenders da bundan üzüntü duyduğunu belirtti.  
Hollanda ve Türkiye arasındaki ilişkileri düzeltmek için Hollanda-Türkiye İş Konseyi NETUBA’nın da çalışmaları oldu.
Netuba bu krizde iyi çalışmalar yaptı, geri adım atmadı; bekleyelim görelim düşüncesinde olmadı. Koenders’ın bizi ziyarete geldiği günden beri bizimle beraber oldu. Bakanla görüşmemizde Netuba da tam kadro hazır bulundu. Netuba bununla da kalmadı, geçtiğimiz Mayıs ayında Marmaris’teki otelimizde Hollanda’nın en büyük şirketlerini ve Türkiye’nin büyük kurumlarını davet ederek 100’ün üzerinde iş adamıyla dört gün süren toplantılar yaptı. Krizin o anında bunu yapabilmek cesaret işidir. Bu sıkıntıların kaldırılabilmesi için geçtiğimiz Kasım ayında İstanbul’da Zorlu Center’de Türkiye ofisini açtı. Netuba yine geçtiğimiz günlerde Hollanda Ticaret Odasıyla ortaklaşa bir toplantı düzenleyip Türkiye’de yatırım fırsatlarını anlattı. Netuba yöneticileri şu anda Türkiye’deler. Türkiye’de İstanbul Ticaret Odasına bağlı kurumları ziyaret ediyorlar. Sorunların çözümü için ve 2018’de ne gibi ortak çalışmalar yapılabilir konusunda Netuba Türkiye’de 5-6 kişilik bir ekiple çalışmalarını yapıyor.
2018 için beklentileriniz nedir?
2018 yılında toplumumuz için hakikaten hoş olmayan gelişmeler olacak. Bu gelişmelere yavaş yavaş tepkimi göstermeye başlıyorum.
Bu olumsuz gelişmelerin en önemlisi Türkiye’de malvarlığı araştırması herhalde?
Türkiye’de malvarlığı araştırması gibi birçok kanun çıkacak. Haklı olan taraflar da var, haksız olan taraflar da var. Devletin yaptığı anlaşmalar var. Biz sivil toplum kuruluşları olarak haklı olan taraflara haklısın diyeceğiz, haksız olan taraflara da haksızsın demek lazım. Şimdi Türkiye’de malvarlığı araştırmasının düzenlendiği bu Otomatik Bilgi Paylaşımının yapılması gereken tarafı da var, yapılmaması gereken tarafı da var. Bizim sivil toplum kuruluşları olarak buna tepki göstermemiz lazım. Hukukçu, mali müşavir, bunun içinde Hollandalılar da olmalı, Türk de olmalı, bu insanları bir araya getirip toplumun nasıl hareket edeceğini, kanuni haklarımızın ne olduğunu bilerek bunu toplumumuza anlatarak herkesin kendi kafasına göre bir sistem uydurmasını engellemek lazım. Aksi takdirde yarın bizim toplumumuz ‘Benim evim gitti, senin evin de gitsin’ diyerek birbirini şikayet edecek. Toplum birbirine düşer. Bilinçli bir şekilde gerçekte kanunda haklarımız neyse koruyarak, tartışarak bu sistemi oturtmazsak bunun birçok zararını görürüz.
Bunun için de bazı adımlar atacaksınız öyleyse?
Ben şahsım olarak düşünmem. Avrupa’da yaşayan Türk toplumu benim ailemdir. Ben 40 yıldır burada yaşıyorum. Bu aile sayesinde para kazanmışım, bu aile sayesinde bir yerlere gelmişim. Bizim daha önce Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) olarak da birçok önerimiz oldu. Şimdi sırada bu yasalar var. Sosyal medyada DEİK’in son iki senedir çalışmasının zayıf olduğu, bir çalışmasının olmadığı yazılıyor. Buna katılıyorum. Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrupa Komitesi olarak bizim zamanımızda çok hızlı çalışmalar vardı. Şimdi yine ben başkan vekiliyim, yine aynı görevdeyim. Ama DTİK’de arkadaşlar ‘Biz eski güzel günleri görmek istiyoruz toplantılarda, bakanlıklardan sorunlarımızın çözümünü istiyoruz’ diyorlar. Haklıdırlar da. Şimdi DTİK bünyesinde çok büyük bir değişim oldu. Yeni bir çalıştay yapıldı. Alt-yedi ay süren toplantılar oldu. Profesörler, hocalarla yeni bir yönerge hazırladık. Yeni bir çalışma yolu belirledik. Şimdi bu çalışma yolu hazırlanırken başka çalışmaların yapılması durduruldu. 2018 yılı için hazırlanan yönergeyle yolumuz belirlendi. Hem DEİK, hem DTİK başkanı olan Nail Olpak başkanımızın göstereceği yolla ve hazırlanmış olan bu yönergeyle 2018 yılında çok çalışan ve bütün bu sorunlara el atan bir DEİK göreceğinizden emin olabilirsiniz.
DEİK bünyesinde daha önce de başarılı çalışmalar yapıldı.  
Yine olacak . 2018 yılında çıkacak olan yasalarla ilgili DTİK olarak güzel çalışmalar yapacağız. 2016 ve 2017 yıllarında DTİK’te bu yeni bir yol haritası üzerinde çalışmalar yapıldı. Bugünün şartlarına uygun bir strateji hazırladık. 2018’de bunun uygulamasına başlanacak. Yönergemiz hazır, yolumuz belli, artık çalışma saati gelmiştir.
2018’de Edelstaal Group’un hangi çalışmaları olacak?
Bilindiği gibi 2017 yılında Avrupa’daki Türk vatandaşlarının taksitle Türkiye’ye tatile gitmesi projemiz vardı. Bunu 2018’de de devam ettireceğiz. Mesela bir aile tatile gitmek istiyor. Bu 1000 euro tutuyor. Buna biz yüzde 10 indirim yapıyoruz. Ön rezervasyonu şimdiden yaptırıyorsunuz. Kalan 900 Euro’yu da ya taksitle, ya da tatile gittiğinizde ödüyorsunuz. Hem yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ucuza tatil yapma fırsatı buluyor, hem de bizim otellerimizi yüzde 10, yüzde 20 dolayında Avrupalı vatandaşlarımız dolduruyor.
Avrupalı Türklerde, otellerde bizlere ayrı davranılıyor, yabancı turistlere ayrı davranılıyor şeklinde bir düşünce var. Bu kesinlikle düşünülmesin. Böyle şeyler eskidendi. Böyle bir şey yok artık. Avrupa’da 5 milyon 600 bin Türk var. Bunun 3 milyondan fazlası her yıl Türkiye’ye tatile gidiyor. Avrupalı Türk turist Türkiye’de iki Alman kadar para harcıyor. 3 milyon Türk turist Türkiye’ye her yıl 4 milyon Doların üzerinde para bırakıyor. Ailesine yaptığı yardım, aldığı hediyeler buna dahil değil. Bunu Türkiye’de hiç gündeme getirmiyorlar. Bunu düşünen yok.
Hollanda’nın Türkiye’deki yatırımlarının yıllık cirosu 22 milyar Dolar kadar. Türkiye’nin de Hollanda’da 9 milyar yatırımı var. Bizim de Edelstaal Group olarak yabancı ortaklarımız var. İngiliz ortağımız var, Hollandalı ortağımız var, Belçikalı, İtalyan, Rus, Kazak, Azerbaycanlı ortağımız var. Biz de Türkiye’de olan yatırımlarımızda hiç bir kısıtlama yapmadık, aynı hızla devam ediyoruz. Çünkü bu sorunların biteceğini düşünüyoruz ve Türkiye yatırım açısından çok sorunlar olmasına rağmen para kazanılan bir ülke. Bu sorunlar bittiği zaman her şey daha da güzel olacaktır. İş dünyası da tahminime göre 2018 yılında rotasını tekrar Türkiye’ye çevirecektir. Hollandalı işadamlarıyla katıldığım son toplantıda bunu gördüm, bunu hissettim.
Türkiye’nin yıllık turizm geliri 30 milyar Dolar civarında olduğuna göre bunun yüzde 12-13’ünü Avrupalı Türk turistler sağlıyor demek. Büyük bir rakam bu.
Bunlar resmi kaynaklar. Bir de resmi olmayan rakamlar var. Vatandaş akraba ziyareti yapıyor, altın alıp düğün yapıyor. Türkiye’de ev arsa alıyor. Sizin basın, bizim iş adamı olarak artık bunu gündeme getirmemiz lazım. Artık bize Almancı olarak bakmasınlar. Bürokrasiye gittiğimiz zaman devlet dairesinde işin olduğu zaman kelime hazinen zayıf olabilir, bürokrasideki sistemi bilmeyebilirsin, ama senin çocuğun 3-4 yabancı dil biliyor. Oturup bunları konuşmak lazım.
Çok teşekkür ederim bize zaman ayırdığınız için.
Bu röportaj için ben teşekkür ederim.






Top News